YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15062
KARAR NO : 2013/16033
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı … şirketi ile davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacı …’in yaralandığını açıklayıp fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … Çiftçi için 138.955,56 TL iş göremezlik, 10.000 TL manevi, diğer davacılar için de 5.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi sadece maddi tazminattan limit dahilinde sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacı … Çiftçi için 138.955,56 TL iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sürücü ve işleten yönünden 1.000 TL için kaza tarihinden, bakiye kısım için ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sigorta şirketi yönünden 1.000 TL için dava tarihinden, bakiye limit miktarı 99.000 TL yönünden ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte), davacı … için 1.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …ve Murat Güler’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davacıların manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili,
Davalı … şirketi ile davalı …vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … şirketi vekili, davalı …vekili ile davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacı … Çiftçi yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, davacının yaralanma derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı … için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı pek az olup daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri gerekir.
3-Dairemizce de benimsenen H.G.K’nun E:2010/4-77 E,2010/82 K sayılı kararında da belirtildiği üzere,BK 49. maddesinde “Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Maddede belirtilen kişilik haklarına, kişinin yaşamı,sağlığı, beden ve ruhsal bütünlüğü gibi varlıkların tümü girmektedir.Kişinin duygu yaşantısı ve düşünce dünyası da kişisel varlıklar olup,yasa tarafından korunmuştur. Duygu yaşantısı da ruhsal uyum ve denge, ruhsal sükun, yakınlarla olan gönül bağlılığı, aile birliği kişisel varlıklardır. Manevi acılar verdirilmek yolu ile de ruhsal varlıklara saldırılmış olur. Kişisel değerlere saldırı yolu ile kişiye manevi acılar verdirmek kişinin ruhi varlığına ve sonuçta kişilik hakkına saldırıyı ortaya koyar.Bunun gibi, davacı eş ve baba olan Haziret’in kişilik hakları ihlal edildiği gibi suç niteliğindeki haksız eylemle eşin ve çocuklarının da kişilik hakları saldırıya uğramış olur. Çünkü bu eylem sonucu tüm aile bireylerinin ruhsal dengeleri bozulacaktır.
Öte yandan BK 47.madde de düzenlenen “Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle
adalete muvafık tazminat verilmesine karar verebilir.” Hükmünden de anlaşılacağı üzere cismani zarara uğrayan kimseye manevi tazminat verilebilecektir. Doktrinde ve yerleşik içtihatlarda da belirtildiği gibi cismani zarar kavramına ruhi bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi haller gibi hallerin de girdiği, bir kimsenin cismani zarara maruz kalması sonucunda onun ana babası gibi çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa bu durumda yansıma yolu ile değil doğrudan doğruya zarara maruz kalmasının söz konusu olduğu, eşi/babanın yaralanması nedeniyle diğer eş ve çocukların manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu’nun 26.4.1995 Tarih,1995/11-122 esas, 430 Karar sayılı ilamında da belirtilmiştir.
Gerek BK 47.maddedeki cismani zarar kavramından, gerekse BK 49.maddedeki kişilik hakları kavramından yola çıkılsın, tüm bu olayların davacı eş ve çocuklarda manevi zarar doğuracağı açık olduğundan, davacı eş ve çocuklar da uygun bir miktar manevi tazminata hak kazanacaktır. Aksi düşünce ile yazılı şekilde davacı eş ve çocukların manevi tazminat isteminin reddi doğru değildir.
4-Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Mahkemece davalı sürücü ve işleten yönünden ıslah edilen miktar için de kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, ıslah edilen bölüm bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi isabetli değildir.
5-Davacılar vekili dava dilekçesi ile davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek dava açmış ve davalılar arasında hükmedilecek tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davalı sürücünün %80, davacının yolcusu olduğu aracın dava dışı sürücüsünün ise %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğuna göre, davalıların %80 kusura tekabül eden tazminat miktarından sorumlu tutulmaları gerekirken hesaplanan
ve talep edilen maddi tazminatın tamamından sorumlu tutulmaları doğru olmamıştır.
6-Davalı … şirketi gerçekleşen iş kazası nedeniyle SGK tarafından davacı …’e maaş bağlandığını, bağlanan maaşın peşin sermaye değerinin tahsili için Ankara 14.İş Mahkemesinin 2011/99 sayılı dosyasında dava açıldığını bildirmiş, mahkemece yargılama sırasında hesaplanan 255.150,01 TL tavan tazminattan 122.595,00 TL peşin sermaye değeri mahsup edilerek limitle sınırlı olmak üzere davalı … aleyhinde 100.000,00 TL’sine hükmedilmiştir.
Kabul şekline göre davalı … şirketinin hem Ankara 14.İş Mahkemesinin 2011/99 sayılı dosyasındaki tazminatı ödemesi, hem de bu davada hükmolunan tazminatı limiti dahilinde ödemesi durumunda aynı olay nedeniyle mükerrer ve poliçe limitini çok aşan bir ödeme söz konusu olacaktır.
Bu halde 5510 sayılı yasanın 21/4.maddesi hükümlerine göre Ankara 14.İş Mahkemesinin 2011/99 esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davalı … şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekili, davalı …vekili ile davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, 5 ve 6 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı …ve sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalılar sigorta şirketi ile Demirel Aksoy’a geri verilmesine 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.