YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15213
KARAR NO : 2013/14999
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkillerin murisi ve desteği …’ın davaların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini belirterek davacı anne Bilgi için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi davacı baba Yaşar için 500,00 TL maddi, 50.000 manevi ve babanın kendi yaralanmasından dolayı 10.000,00 TL manevi tazminat ve kız kardeşler için ayrı ayrı 30.000,00’er TL manevi tazminat talep etmiş, 08.06.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 54.579,39 TL artırdıklarını bildirmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, 300,00 TL cenaze gideri, baba için 23.442,47 TL , anne için 32.136,92 TL destek tazminatına, anne için 17.500,00, baba için 17.500,00 kardeşler için 5.000,00’er TL manevi tazminata ve baba Yaşar’ın kendi yaralanmasından dolayı 2.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destek tazminatı istemine ilişkindir. Davalı … şirketi, zarara neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.
2918 sayılı KTK.’nun 100. maddesi yollamasıyla, 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Somut olayda, davalı … şirketlerinin davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığından, mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen meblağlara dava tarihinden, ıslâh ile arttırılan meblağlara ise ıslâh tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslâh ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı … şirketi ile davacı arasındaki hukuki ilişki sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre, davalı … şirketi bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Bu itibarla, sigorta şirketlerine başvuru yapılması veya dava açılmasıyla; kaza, davalı … şirketlerine ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır. Daire’nin son uygulamaları da bu yöndedir.
Bu durumda mahkemece, tazminat alacağının tamamı için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslâh edilen kısma ıslâh tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının B/4 ve c/4 bentlerinin tamamen silinerek yerine ”Ray Sigorta yönünden tazminata 15.12.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde
temyiz eden davacılara geri verilmesine 4.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.