YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1548
KARAR NO : 2012/5901
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … ve …’un miras bırakanı borçlu … …’un alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı iki taşınmazı 6.11.2006 ve 8.11.2006 tarihlerinde oğlu davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … savunma yapmamıştır.
Davalı …, kendisinin ve abisi …’un davacıdan borç para aldığını, ödeyemeyince babaları muris … …’u kefil yaptıklarını borçtan ve kefillikten davalı kardeşi …’ın habersiz olduğunu, babasının 3.7.2009 tarihinde vefat ettiğini, davalı …’ın babasının mirasını reddettiğini dava konusu daireden birtanesinin davalı …’nin borcu nedeniyle Davalı …’a 35.000,00 TL’ye satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ile vekili, 1984 yılından 1994 yılına kadar babasının işyerinde çalıştığını ve bir dükkan aldığını, 1991 yılında dükkanı satıp parasını dava konusu taşınmazın alınması için babasına verdiğini, inşaat sırasında da eşinin ziynet eşyalarını bozdurarak katkıda bulunduklarını yaptığı ödemeler karşılığı oturduğu 3. katın babası tarafından kendisine verildiğini diğer daireyi de bedeli kar-
şılığı satın aldığını takip konusu borçtan habersiz olduğunu, babasının mirasını reddettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı …’ın dava konusu taşınmazları iyi niyetle ve bedelini ödeyerek satın aldığı, dava konusu taşınmazın inşaatının yapımında davacının da katkısının bulunduğu, murisin ikamet ettiği 1 nolu bağımsız bölümü satın alırken davalı kardeşlerine ayrı ayrı 15 000,00 TL, babasına da 5.000,00 TL ödediği devrin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK 280/1 maddesinde; malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olmasını, 3.kişinin borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile 3.dereceye kadar kan veya sıhri hısımı, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun durumunu bildiğinin kabul olunacağı, bunun hilafını 3.kişi ancak 279.maddenin son fıkrasına göre ispat edebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda takip konusu borçlar 21.8.2006 tanzim tarihli senetlerden kaynaklanmaktadır. İptali istenen tasarruflar ise takip konusu borcun doğumundan sonra 6.11.2006 ve 8.11.2006 tarihinde gerçekleşmiştir. Borçlu … …’un ölümü üzerine mirası reddetmeyen mirasçılar aleyhine yapılan takiplerin kesinleştiği ve borçlu mirasçılar adına 28.11.2011 tarihli kat’i aciz belgelerinin ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde 1.7.2009 tarihlerinde her iki dosyadan da borçlu hakkında icra takibine başlandığıdava önkoşullarının mevcut olduğu, davalı …’un borçlunun durumunu ve amacını bilmediğini İİK 279.madde gereğince ispatlayamadığı da gözönüne alınarak borçlu muris … … ile lehine tasarrufta bulunduğu oğlu davalı …
… arasındaki dava konusu 6.11.2006 ve 8.11.2006 tarihli tasarrufların İİK 280/1-2.maddeler gereğince Akşehir 2.İcra Müdürlüğünün 2009/1141 ve 2009/1143 sayılı takip dosyalarındaki alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.