Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15553 E. 2013/17405 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15553
KARAR NO : 2013/17405
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.12.2013 Salı günü davalı … vekili Avukat … geldi. Davacı ve diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalı …’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması ve davalıların arkadaş olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının butlanına hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkına alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması
halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda dava konusu 19 nolu bağımsız bölüm 20.000.00 TL, 6 nolu bağımsız ise 41.000.00 TL bedelle borçlu davalı … tarafından diğer davalı …’ya satıldığı, bilirkişi tarafından verilen raporda ise tasarruf tarihi itibariyle 19 nolu bağımsız bölümün 27.467.00 TL, 6 nolu bağımsız bölümün ise 71.645.31 TL değerinde olduğu bildirilmiştir. Bu durumda ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş farkın bulunmadığı, davalılar arasında akrabalık, arkadaşlık, komşuluk, ticari ilişki gibi bir yakınlık olduğu da kanıtlanamadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere yanlış değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’na verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.