Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15720 E. 2013/16208 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15720
KARAR NO : 2013/16208
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan Çetin’in tek taraflı olarak meydana gelen kazada vefat ettiğini belirterek eş ve çocukların her biri için ayrı ayrı 5.000,00.-TL olmak üzere toplam 15.000,00.-TL destek tazminatı ile eş ve çocukların her biri için ayrı ayrı 20.000,00.-TL olmak üzere toplam 60.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
Davalı …Ş. vekili, kusur oranında, gerçek zarardan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddiyle eş Serpil için 72.630,47.-TL, Abdullah için 22.709,58.-TL, Arzu için 18.690,89.-TL olmak üzere toplam 114.030,94.-TL destek tazminatı ile her bir davacı için ayrı ayrı 7.500,00.-TL olmak üzere toplam 22.500,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı …Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a-Dava trafik kazası sonucu davacıların desteği Çetin’in vefatı nedeniyle maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu’nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK m. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Somut olayda dosya kapsamından davacılar desteğinin yolcusu olduğu aracın davalı sürücüsü …’in alkollü olarak aracı sevk ettiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre mahkemece, BK’nın 44. maddesi uyarınca, tazminattan indirim yapılması gerekip gerekmediği hususunda karar yerinde tartışılıp değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b-Davalı … kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1 maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu sebeple usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muaceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden söz edilemez. Somut olayda davalı … şirketine dava tarihinden önce ihbarda bulunulduğuna ilişkin davacının iddiası ve bu konuda her hangi bir delil ibrazı bulunmadığına göre davalı … yönünden dava tarihinde temerrüdün oluştuğunun kabulü ile dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
c-Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 3. maddesinin (e) bendi uyarınca manevi zararlar trafik sigortası teminatının dışındadır. Bu bakımdan davalı … yönünden talep edilen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı olduğu şekilde davalı trafik sigortası aleyhine de manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
d-Yukarıda c bendinde açıklanan gerekçe ile manevi tazminattan sorumluluğu bulunmayan davalı … şirketinin manevi tazminata ilişkin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden de sorumlu tutulması isabetli görülmemiştir.
3-Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a-BK.’nın 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı BK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, mahkemece davacıların her biri için ayrı ayrı 7.500,00.-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
b-Kabule göre de; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddenin II. fıkrası “Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez” hükmünü içermektedir. Buna göre mahkemece davacılar yararına kabul edilen miktara göre 2.700,00.-TL manevi tazminata hükmedilmiş olmasına karşın, reddedilen miktar için davalı yararına 4.375,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı …Ş. vekilinin sair temyiz nedenlerinin reddine, (2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyize den davacılara ve davalı … AŞ’ye geri verilmesine 21.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.