YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15827
KARAR NO : 2013/4968
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine Maksimum Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, 11.12.2010 tarihinde davalı …’nün bakım ve onarımından sorumlu olduğu yol üzerinde diğer davalı kuruluş tarafından açılan ve üzeri gevşek mıcırla kapatılan su kanalına düşmesi sonucunda hasara uğradığını, araç hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalılar tarafından herhangi bir işaretleme yapılmadığını ve gereken tedbirler alınmadığını belirterek 3.226,50 TL tazminatın ödeme tarihi 10.02.2011 itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının hizmet kusuruna dayandığını, dava konusu uyuşmazlığın, idare mahkemesinin görevine girdiğini, ayrıca trafik kazasının meydana geldiği yolun kendi görev ve sorumluluklarında bulunan Devlet yolu, İl yolu ve Otoyol üzerinde bulunmadığını, davanın görev ve husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; “…davanın kabulü ile 3.226,50 TL tazminatın ödeme tarihi olan 10.02.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline…” karar verilmiştir. Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, Türk Ticaret Kanunu’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı … vekili, iş bu davayı, davalı …’nün bakım ve onarımından sorumlu olduğu yolda diğer davalı şirket tarafından çalışma yapılırken gerekli uyarı ve işaret levhalarının konulmaması, güvenlik tedbirlerinin alınmaması nedenleriyle sigortalı aracın su kanalına düşmesi sonucunda oluşan hasarın tazmini amacıyla açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı …, kamu tüzel kişisi olup, görmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetleri sırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayı sorumluluğu özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu’nun 2. maddesi hükmü uyarınca, idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 7/a maddesinde karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak görevleri verilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı Yasa’da verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idarenin özel hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucu çıkarılamaz. Esasen 2918 sayılı Yasa’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85. ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Yargı yolu, dava şartlarından olup mahkemece davanın her safhasında res’en gözetilmesi gerekir. Eldeki dava, davalı idarenin hizmet kusuruna dayanılarak açılmıştır. O halde, mahkemece davalı … yönünden dava dilekçesinin yargı yolu (görev) bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalı yönünden de işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden bozmayı gerektirmiştir.
2-Bu bozma nedenine göre davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yönünden BOZULMASINA, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.