Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1629 E. 2012/5249 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1629
KARAR NO : 2012/5249
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2011/6438 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Sincan 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1596 sayılı Talimat dosyasında yapılan 03.08.2011 günlü hacze konu 4 adet gelinliğin, davacıya ait olduğunu, iş yerinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, haczin kötü niyetli olarak icra edildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takip borçlusunun iş yerini borcuna karşılık devrettiğini, borcu ödenmediği için de mağazaya ortak olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin ödeme emrinin de tebliğ edildiği borçlunun eski faaliyet adresinde yapıldığını, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, üçüncü kişinin burayı boş olarak kiraladığını ve mahcuzları satın aldığını kanıtladığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, takip borçlusuna ödeme emrinin tebliğ edildiği takip adresinde yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, faturanın yanı sıra, vergi levhası, kira sözleşmesi gibi delillere de dayanmaktadır.
Sunulan vergi levhası, borç ve takip tarihlerinden, ayrıca aynı yerde yapılan ilk hacizden sonra alınmış olup, beyana dayalı olarak düzenlenmiştir. Kira sözleşmesi ise haciz adresinden farklı bir yere ilişkindir. Diğer yandan adi niteliktedir ve her zaman düzenlenmesi mümkündür. Borç, takip ve ilk haciz tarihlerinden sonra düzenlenen faturalar da istihkak iddiasının kanıtlanması açısından yeterli kabul edilmemelidir. Kaldı ki bunlara konu eşyaların hiçbir ayırt edici özelliği yazmadığından mahcuzlarla karşılaştırılması da mümkün değildir.
Bu koşullarda, kanıtlanamayan davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulüne yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.