Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16352 E. 2013/17050 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16352
KARAR NO : 2013/17050
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’in davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçta yolcu iken gerçekleşen çift taraflı kazada vefat ettiğini ve müvekkillerinin bu suretle murislerinin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek ıslahla birlikte davacı … için 107.637,87 TL, davacı … … için 28.798,70 TL, davacı … … için 24.612,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.03.2012 tarihli dilekçesi ile davacı … yönünden açtıkları davadan feragat etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, müvekkilinin dava öncesinde davacılara ödeme yaptığını ve davacılar tarafından ibra edildiğini, ayrıca olayda hatır taşıması da bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacı … yönünden açılan davada feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacıların davasının kabulü ile davacı … için 107.637,87 TL, davacı … … için 28.798,70 TL, davacı … … için 24.612,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.04.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, ayrıca sürücü ile desteğin kardeş olmaları nedeniyle hatır taşımasından söz edilemeyecek olmasına göre, davalı … şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
KTK’nun 111 maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkeme hakimince resen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davalı … şirketi tarafından davacılara 11.06.2010 tarihinde toplam 66.649 TL’lik ödeme yapılmış, davacılar vekilince 16.03.2011 tarihinde, yani iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde ödemenin yetersiz olduğu iddiasıyla dava açılmıştır. 20.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda davacılara yapılan ödeme güncellenmeden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilmiş, mahkemece bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Esasında mahkemece, sigorta şirketinin ödeme tarihi itibariyle davacıların gerçek zararlarının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, öncelikle ödenen miktar ile ödenmesi gereken miktar arasında açık ve fahiş bir fark olup olmadığının belirlenmesi, açık farkın tespiti halinde ise, davacılar hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldıkları paranın yasal faizi kadar kazanım elde ettiklerinden, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacılara yapılan sigorta ödemesinin, ödeme günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekirken, bu esaslara riayet etmeden hazırlanan eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Destek … 52 yaşında emekli iken vefat etmiş, 20.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda desteğin geliri olarak emekli maaşı ve buna ek olarak asgari ücret kabul edilmiştir. Davacının emekli maaşının ölümü sonrası davacılara bağlanmış olması nedeniyle, davacıların desteğin emekli maaşından mahrum kalacaklarından söz edilemez. Bu durumda, emekli olan desteğin, emeklilik döneminde en azından asgari ücret düzeyinde gelir getiren bir işte çalışacağının kabulü ile asgari ücret üzerinden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde desteğin emekli maaşının da asgari ücrete eklenmesi suretiyle destekten yoksun kalma tazminatını hesaplayan eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da isabetsizdir.
4-Davacı … 1.000 TL maddi tazminat talep etmiş, davacılar vekili 07.03.2012 tarihli dilekçesi ile davacı … yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece davacı … yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddi ile davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde feragat nedeniyle davacı …’ın talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 03.12.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.