Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16475 E. 2013/5036 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16475
KARAR NO : 2013/5036
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Aslan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazı satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddedilmesini istemiştir.
Davalı … Vekili, taşınmaz üzerinde ipotek olmasına göre satışın gerçek değer üzerinden yapıldığını ve muvazaa olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla gerçek değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava kabul edilerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın borçlu adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK.’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.’nun 278/III-2. maddesi uyarınca “kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama hükmünde sayılmış ve bu tasarrufların iyi niyet koşulu aranmaksızın iptale tabi oldukları kabul edilmiştir. Bu bedel farkının hesaplanmasında satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtlarının bulunduğu hallerde, alıcının taşınmazı bu
kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağı, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilerek,
oransızlığın belirlenmesinde, tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarlarının da göz önünde tutulması gerekecektir. Ayrıca lehine tasarruf yapılan üçüncü kişilerin resmi akit tablosunda belirtilen satış bedeli dışında daha fazla ödemede bulunulduğunun banka kayıtları gibi yasal ve geçerli belgelerle kanıtlanması da mümkündür.
Mahkemece dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen değerleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve toplanan deliller varılan sonuç için yeterli değildir.
Somut olayda, 17.05.2001 tarihli akit tablosunda dava konusu taşınmaz üzerinde avlulu dam bulunduğu yazılmış, davalı … de halihazırda taşınmaz üzerinde bulunan ve üzerinde bilirkişi incelemesi yapılan villa tipi taşınmazın satıştan sonra kendisi tarafından yapıldığı yönünde savunmasının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle ilgili yerlerden tüm kayıtlar getirtilerek, taşınmazın imar durumu araştırılmalı ve gerektiğinde keşif ve tanık delillerine başvurularak bilirkişi incelemesi yaptırılıp halihazırda taşınmaz üzerinde bulunan binanın kim tarafından yapıldığı tespit edildikten sonra, davaya konu taşınmazın devir tarihi itibariyle gerçek değeri tam olarak hesaplanarak, taşınmaz üzerindeki ipotek değerleri de nazara alındıktan sonra hasıl olacak neticeye göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Kabule göre de tasarrufun iptali davalarından maksat, tasarrufun butlanına hükmettirmektir. İptal davası sabit olduğu takdirde, alacaklı davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi elde eder. Davanın konusu taşınmaz mal ise davalı üçüncü kişi üzerindeki tapu kaydının düzeltilmesine yer olmadan başka bir anlatımla, tapunun iptali ve tesciline gerek kalmadan o taşınmazın satışını isteyebilir. Bundan dolayı somut olayda, iptal şartlarının oluştuğunun tespit edilmesi halinde, tasarrufun davacının tasarruf tarihine kadar olan alacağının miktarını geçmemek üzere iptaline karar verilmesi gerekirken bu taşınmazın borçlu adına tapuya tesciline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde davalı …’a geri verilmesine 08.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.