Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16503 E. 2013/1721 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16503
KARAR NO : 2013/1721
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) temsilcisi, Bursa 12. İcra Müdürlüğü’nün (… iken yenileme ile) 2011/579 sayılı Takip dosyasında yapılan 17.03.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı şirkete ait olduğunu, haciz adresi ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlu şirkteler arasında organik bağ bulunduğunu, haciz adresinde gerçekte borçlu şirketin faaliyet gösterdiğini, hacizde bir bilgisayarda borçlu şirkete ait bilgilerin ele geçtiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “sunulan faturalar ile ilgili yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda bunların davacının ticari kayıtlarında borcun doğumundan önce yer aldığının belirlendiği, hacizde borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunmasının ve şirket bilgisayarlarında yine borçlu ile ilgili bilgilerin yer almasının, hatta iki şirket ortakları arasında akrabalık bağı bulunmasının mahcuzların borçluya ait olduğu anlamına gelmeyeceği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı ve borçlu şirketler arasında ortakları arasındaki yakın akrabalık nedeni ile organik bağ bulunmaktadır. Diğer yandan dava konusu haciz sırasında borçlu şirket yetkilisi hazır bulunmuştur ve davacıya ait bilgisayar kayıtlarında borçluya ait (ticari faaliyet alanı ile ilgili önemli) kayıt ve belgelerin bulunduğu tespit edilerek bu durum haciz tutanağına geçirilmiştir. Haciz tutanakları İİK’nin 8/son maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir.
Somut olayda İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan üçüncü kişi, haciz tutanağına geçen ve yukarıda değinilen hususların aksini kanıtlamaya yönelik bir delil sunamamıştır. Mahcuzlarla ilgili faturalar ise borcun doğum tarihinden sonra düzenlenmiş olup istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli nitelikte değildir.
Davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne yönelik hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 18.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.