YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16587
KARAR NO : 2013/4839
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını aracın meydana gelen kazada hasar gördüğünü ileri sürerek hasar tutarı 6.650,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın teminat dışında olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının doğru ihbarda bulunmadığı bu nedenle rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı …, sürücünün değiştirildiğini, gerçek sürücünün alkollü olduğunu savunarak, hasar bedelini ödemekten kaçınmıştır. TTK. 1282’nci maddesi hükmüne göre kural olarak, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın, sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması halinde sigortacı ödemekten kurtulabilir.
Yukarıda anılan ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde, trafik kaza tespit tutanağında diğer araç sürücüsünün itirazı üzerine sigortalı araç sürücüsünün tespit edilemediğinin yazıldığı, davalı ise davacı tarafından değil alkollü olan başka bir kişi tarafından aracın kullanıldığını,
bu nedenle rizikonun teminat dışında kaldığını savunmaktadır. Ancak davalı tarafından sunulan deliller sigortalı aracın alkollü bir sürücü tarafından kullanıldığını kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, sürücünün alkollü olması tek başına rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığının da kabulü sonucunu doğurmaz. Kazanın ancak münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması halinde riziko teminat dışında kalır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsü asli kusuru, diğer araç sürücü de tali kusuru ile kazaya neden olmuştur. Bu durumda kazanın münhasıran sürücünün alkollü olması nedeniyle maydana geldiğinden sözedilemez. Mahkemece kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün tespit edilemediğinin, bu nedenle alkol testinin yapılmamış olduğunun belirtilmesi nedeniyle rizikonun teminat dışında kaldığının kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.