YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16596
KARAR NO : 2013/7379
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı alacaklı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.5.2013 Salı günü davacı 3.kişi ve davalı borçlu tarafından gelen olmadı. Davalı alacaklı vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı alacaklı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı, Dairemizin 22.11.2011 tarih 2011/4919 Esas ve 2011/10990 karar sayılı ilamı ile, borçlunun da davaya dahil edilerek varsa delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma sonrasında mahkemece yine davanın kabulüne kararı verilmiş ve hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haciz 19.10.2009 tarihinde borçlu şirket adresinde ve 3.kişi şirketin yetkilisi huzurunda yapılmıştır. 3.kişi Şirket Yetkilisi, mahalde bulunan derilerin kendilerine ait olduğunu belirtmiştir. İİK’nun 97/a maddesi 1.fıkra 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur hükmü gereğince de karine yine borçlu yararına olup yasal karinenin aksi davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi, borçlu ile aralarında fason imalat sözleşmesi bulunduğunu ve bu sözleşme kapsamında hacizli derilerin borçluya gönderildiğini, mülkiyetin kendilerine ait
olduğunu ileri sürmüş buna ilişkin sevk irsaliyesi ve fason işcilik faturaları sumuştur. Sunulan bu belgeler doğrultusunda bozmadan önce bilirkişi incelemesi yapılmış ve bu bilirkişi raporu da esas alınarak karar verilmiştir.İlk verilen karardan sonra borçlu hacizli malların kendileri tarafından ithal edildiğine ilişkin gümrük belgeleri ibraz etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilmesine rağmen, bozma sonrasında borçlunun taraf olması sağlandıktan sonra, ibraz edilen bu belgeler dikkate alınarak delillerin yeniden değerlendirilmesi, gerekirse ve halen mevcut ise hacizli mallar üzerinde inceleme yapılması, borçlunun ve davacı 3.kişinin ticari defterleri incelenerek hacizli malların aidiyetinin belirlenmesi gerekirken, bozmadan önce sadece davacı 3.kişinin delillerine göre verilen bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacı 3.kişiden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı alacaklıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 21.05.2013 tarihinde karar verilmiştir.