Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16739 E. 2013/5035 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16739
KARAR NO : 2013/5035
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu Ahmet duruşmalara katılmamış, davaya cevap vermemiştir.
Davalı Dursun vekili borçlu Ahmet’in başka mallarının haczedildiğini, aciz halinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, icra dosyasındaki haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi hükmünde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.’nun 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK. m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.
Somut olayda, davacı tarafça İİK.’nun 143.maddesi gereğince kesin aciz belgesi dosyaya sunulmuş değildir. Ancak masraflar hariç olmak üzere 12.11.2009 tarihinde 50.405,75 TL üzerinden başlatılan takip kesinleşmiş olup, borçlunun evi ile işyerinde yapılan haciz sırasında haczi kabil mal bulunamadığı, borçlunun 06.04.2010 tarihli hacizde borcu ödeyecek ekonomik gücünün bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu ve yine icra doyasında yapılan kıymet takdirlerinde borçlu adına kayıtlı 4 adet taşınmazın borcu karşılar nitelikte olmadığı, kıymet takdiri yapılmayan 1 adet taşınmaz üzerinde ise yüklü miktarda öncelikli haciz bulunduğu nazara alındığında, borçluya ait mevcut mallarının borcu karşılayacak değerde olmadığı açıktır. Bu durumda aciz halinin varlığı kabul edilerek davanın diğer şartlarının araştırılması gerekirken haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesine dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.