Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1729 E. 2012/4537 K. 11.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1729
KARAR NO : 2012/4537
KARAR TARİHİ : 11.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, davacı tarafından İİK’nın 143.maddesi gereğince kesin aciz belgesinin dosyaya sunulmadığı, masraflar hariç olmak üzere 12/05/2005 tarihinde 204.750 YTL üzerinden başlatılan takibin kesinleşmiş olduğu ve borçlunun adresinde yapılmış olan borçlunun da hazır bulunduğu 03/06/2005 tarihli haciz sırasında mevcut malların borca yeter miktarda olmadığı ve başkaca haczi kabil mal olmadığı belirlenmiş yine icra dosyasına verilen mal beyanı dilekçesine göre mevcut malların borcu karşılayacak değerde olmadığı vurgulanarak aciz halinin varlığı kabul edilip davanın diğer şartlarının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda borcun doğumunun dava konusu tasarruftan sonra olduğu ve satışın icra takibinden yaklaşık iki yol önce yapıldığı, davalılar arasında herhangi bir yakınlık belirlenemediği, 3. kişinin taşınmaz için satış tarihinde ödemeler yaptığı ayrıca satın alınan taşınmazlarda tadilat yapılarak oturulmaya devam olunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nın 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır ( İİK.md.281 ). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Genelde, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Tasarrufun iptali davası sırasında 3. kişi tarafından davacı alacağının gerçek bir alacak almadığının ileri sürülmesi mümkündür. 3. kişinin bu durumu ileri sürmesinde hukuki yararı olduğu da tartışmasızdır. Hal böyle olunca öncelikle davacı alacağının gerçek bir alacak olup olmadığı yönünde davalı 3. kişinin delillerinin nelerden ibaret olduğu sorulmalı, davacı tarafın alacağının kaynağına ilişkin delilleri toplanmalı ve davacı alacağının doğum tarihinin takip dayanağı bononun vade tarihi değil tanzim tarihi olduğu da dikkate alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.