Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1881 E. 2012/7070 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1881
KARAR NO : 2012/7070
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Konya 14.İcra Müdürlüğü’nün 2009/4544 sayılı takip dosyasından 27.6.2011 tarihinde haczedilen buğday ürününün müvekkiline ait olduğunu, haczin yapıldığı tarlanın borçludan 5.4.2010 tarihli noterde yapılan arazi kira sözleşmesi ile kiralandığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu adına kayıtlı olan tarla üzerinde yapıldığını mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu, kira sözleşmesinin muvazaalı olarak borcun doğum tarihinden, hatta ihbarnamenin tebliğ edildiği tarihten ve talep tarihinden sonra düzenlendiğini, kira sözleşmesinin karine aksini ispata yeterli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu haczin yapıldığı taşınmazın davacıya noterde düzenlenen arazi kira sözleşmesi ile kiraya verildiği, haczedilen buğday ürününün davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz 27.6.2011 tarihinde, tapuda borçlu adına kayıtlı olan 110 ada, 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, köy muhtarının borçluya ait taşınmazı göstermesi üzerine yapılmıştır. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet kari-
nesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı noterde düzenlenmiş 5.4.2010 tarihli arazi kira sözleşmesine dayanmış ise de sözleşmenin takibin dayanağı olan 2005 tarihli kredi sözleşmesinden sonra düzenlendiği dosya kapsamı ile sabittir. Hatta alacaklı bankanın borçluya hesap katına ilişin noterden çektiği ihtarname 28.1.2009 tarihinde borçluya tebliğ edilmiş, arazi kira sözleşmesi ise bu tarihten sonra düzenlenmiş olup istihkak davasının alacaklıdan mal kaçırma kastını içerdiği açıktır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.