Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2013 E. 2012/8025 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2013
KARAR NO : 2012/8025
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, duruşma gününün taraflara tebliği için gerekli olan posta pulu verilmediğinden duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmaz hissesini 11.6.2007 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, savunma için süre istemiş ancak savunma yapmamıştır.
Davalı … savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin yarısından az bir bedel ile davalı …’e satıldığı bu nedenle davalılar arasındaki satışın icra takibini sonuçsuz bırakmak gibi iyi niyetten yoksun bir amaçla yapıldığı, gerçek satış olmadığı muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu İİK 277-279. maddedeki koşulların davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 11.6.2007 tarihli satış işleminin davacının alacak ve ferilerini geçmemek üzere iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tebligat Kanununun 10.maddesi gereğince;tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Aynı yasanın 21.maddesi gererince de kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar. Yasanın 39.maddesi ise;bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz hükmünü içermektedir.
Somut olayda davalı …’nın 11.6.2007 tarihli tapu satış senedindeki adresinin … Mahallesi,…n Sokak No:3 Kartal, … Nüfus Müdürlüğünün yazısından ise 11.9.1999 tarihinden beri adresinin … … Mahallesi Manolya Sokak 22/6 olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ile delil dilekçesi adı geçen davalı …’ya … Caddesi No:15/b Kartal adresinde Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de dosya kapsamından tebligat yapılan bu adresin davalı borçluya ait adres olduğu, dolayısıyla yapılan tebligatların yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. O halde taraf teşkili sağlanmadan ve davalı …’ya savunma hakkı verilmeden kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş dava dilekçesinin davalı … vekili Av….’a usulüne uygun tebligi ile bildireceği delillerin toplanması ve tüm dosya kapsamınının birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; hükme esas 14.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu satışı yapılan yer olarak davacı vekilinin yergöstermesi üzerine apartmanın ortak mahalli olan bodrum ve sığınağın 11.6.2007 tarihindeki satış
değeri hesaplanmıştır. Oysa dava konusu taşınmaz üzerinde kaçak, imar, proje ve ruhsata aykırı bodrum+zemin+üç katlı apartman olduğu, Kartal 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/249 Esas-2010/501 Karar sayılı kesinleşmiş ilamından da dava konusu taşınmaz üzerindeki kaçak yapıda kat irtifakı veya kat mülkiyetinin kurulu olmadığı anlaşıldığından, mahkemece dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak uzman bilirkişi heyetinden öncelikle 11.6.2007 tasarruf tarihi itibarıyle taşınmazın üzerindeki tüm yapılar ve arsa değeriyle birlikte bir bütün olarak piyasa rayiç değerinin belirlenmesi daha sonra borçlunun, davalı …’e sattığı 52/600 hissenin değeri konusunda alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Dava konusu taşınmazın tapudaki hisse satış bedeli 162.000,00 TL olduğu halde mahkemece bu değerin 16.200,00 TL olarak kabulü resmi satış senedine aykırı olması nedeniyle doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.