YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2040
KARAR NO : 2012/8020
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı, davalı borçlu ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’un alacaklısından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 6.11.2009 tarihinde dayısı davalı …’a, onun da 2.2.2010 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki satışa ilişkin işlemlerin muvazaa nedeniyle iptali ile taşınmazın davalı borçlu adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde (davanın bedele dönüşmüş ve alıcının iyiniyetli olması) taşınmazın gerçek bedelinin davalı …’dan İİK 283.madde gereğince tazminine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, dava konusu taşınmaz üzerine davalı …’dan alınan 60.000,00 TL borç karşılığı … lehine 18.12.2008 tarihinde ipotek konulduğunu, borcu ödeyemediklerinden borca karşılık taşınmazı …’ye sattıklarını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 18.12.2008 tarihli 60.000,00 TL’lik ipotek bulunduğunu, ipotek borcu ödenmediğinden taşınmazı alacağa mahsuben 6.11.2009 tarihinde satın alıp 2.2.2010 tarihinde davalı …’e 35.000,00 TL bedelle sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazı emlakçıdan aldıklarını ve satıştan sonra taşınmazda tadilat yaparak kullanmaya başladıklarını, iyiniyetli 4.kişi olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı …’in kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından aleyhine açılan davanın reddine,borçlu ile davalı … ‘un dayı-yeğen oluşu, ipotek tarihi ile takip konusu borcun tarihi arasındaki yakınlık, taşınmazın tapudaki satış değeri ile bilirkişi tarafından belirlenen değer arasındaki fahiş fark birlikte değerlendirildiğinde adı geçen davalılar arasındaki tasarrufun danışıklı olduğu, icra takibini semeresiz bırakmak amacıyla yapıldığı, davalı … tarafından borçluya yapılmış bir ödemenin varlığı, ipotek için verildiği belirtilen borçla ilgili yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle anılan satış işleminin İİK 278.madde gereğince bağışlama niteliğinde olduğu ayrıca İİK 279.madde gereğince de geçersiz olduğundan iptale tabi olduğu, davalı … hakkındaki dava reddedildiğinden davalı … hakkındaki bedele dönüşen davanın İİK 283/2 madde gereğince kabulü ile davacının takip konusu alacak ve ferilerini geçmemek kaydıyla dava konusu taşınmazın 6.11.2009 tarihindeki değeri olan 52.499.89 TL’nin davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı borçlu ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 4.kişi …’in kötüniyetli olduğunun davacı tarafından iddia ve ispatlanamamasına ve bu nedenle hakkındaki dava reddedilen davalı … yararına vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı borçlu tarafından 22.4.2011 tarihli kati aciz belgesinin iptali yönünden İcra Hukuk Mahkemesine açılmış bir dava olduğunun iddia ve ispatlanamaması nedeniyle belgenin geçersiz olup olmadığı hususunun tasarrufun iptali davasına bakan mahkeme tarafından değerlendirilemeyeceğine, iptali istenen 6.11.2009 tarihli tasarrufun 19.12.2008 tarihinde başlayan ticari ilişkiden sonra yapılmış olmasına, borçlu ile davalı … arasındaki 6.11.2009 tarihli tasarrufun tarafların dayı-yeğen
olması ve taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunması nedeniyle İİK 278/III-1-2.madde, davalı …’nin, borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle İİK 280/1.madde gereğince, para veya mutad ödeme vasıtalarından başka surette yapılan ödemelerin İİK 279/2.madde gereğince iptale tabi bulunmasına göre davacı vekili ile davalı borçlu vekilinin yerinde görülmeyen bütün,davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK 283/2 madde gereğince iptal davası, 3.kişinin elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taaluk ediyorsa bu değer nispetinde 3.kişi davacının alacağından fazla olmamak üzere nakten tazmine mahkum edilir.
Somut olayda, davalı … tazminatla sorumlu tutulmuş ise de hükme esas 27.7.2011 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri 6.11.2009 tarihi esas alınarak hesaplandığından bu miktarın tazminat olarak esas alınması doğru görülmemiştir. Davalı … tarafından dava konusu taşınmaz satın alındıktan sonra bir kısım tadilat ve iyileştirmeler yapıldığı belirtilerek yapılan işlerle ilgili faturalar sunulduğundan ve mahkemece davalı …’in dava konusu taşınmazı 2.2.2010 tarihinde 35.000 TL üzerinden satın aldığı, satış bedelinin düşüklüğünün yeni adliye binasının taşınması nedeniyle o çevredeki büro talebinin azalmasına bağlı olduğu kabul edildiğinden bilirkişiden dava konusu taşınmazın davalı … tarafından davalı …’e satış tarihi olan 2.2.2010 tarihindeki değeri yönünden davalı … tarafından yapılan tadilatlar ve iyileştirmeler, mahkemece kabul edilen satış bedeli düşüklüğü sebebi de değerlendirilerek alınacak ek rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
3-Borçlu ile davalı … arasındaki tasarruf iptale tabi olduğundan davacı yararına hükmedilen harç,vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davalı …’la birlikte davalı borçlu …’unda müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken tüm masrafların davalı …’dan tahsili isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı borçlu vekilinin yerinde görülmeyen tüm davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine
2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 3.076,14 TL kalan onama hacrının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 26.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.