Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2107 E. 2012/3920 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2107
KARAR NO : 2012/3920
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Milas İcra Müdürlüğü’nün 2009/1364 sayılı takip dosyasında yapılan 30.06.2009 günlü hacze konu blok mermerlerin üçüncü kişi şirkete ait olup yurt dışına ihraç edilmek üzere Güllük Limanı İşletme Deposu’na intikal ettirildiğini, alacaklı tarafından kötü niyetli olarak haczettirildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığını, borçlu ve davacı şirketler arasında ortakları itibarı ile ve aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillerle göre: “bir ortaklarının aynı kişi olmasının ve hacizde hazır bulunan borçlu temsilcisinin mahcuzların borçluya ait olduğu yönünde beyanda bulunmasının davacı ve borçlu şirketlerin alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yaptıklarını göstermesi açısından yeterli ve güçlü delil olarak kabul edilemeyeceği, mahcuzların sunulan 23.06.2009 tarihli fatura kapsamında üçüncü kişiye ait olduğu” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu aynı hacizle ilgili üçüncü kişinin aynı mahkemede 2009/192 Esas sayı ile açtığı dava Dairemiz tarafından İİK’nun 96 vd. maddeleri uyarınca açılmış istihkak davası olarak nitelendirilmiş, işin esasına yönelik verilen red kararı temyiz incelemesi sonucunda 19.10.2010 gün, 3496-8531 sayılı ilam ile onanmıştır.
Mahkemece aynı konuda aynı dava sebebine dayalı olarak aynı taraflar arasında verilmiş tarih ve sayısı yukarıda belirtilen hükmün kesin hüküm niteliği kazanıp kazanmadığı araştırılmadan hüküm tesis edilmiştir.
Maddi anlamda kesin hükmün tanımı 1086 sayılı HUMK’nun 237.maddesinde yapılmıştır. Açılan bir davada kesin hükmün bulunmaması dava şartı olup taraflarca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen ele alınması gereken konulardandır.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.