YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2137
KARAR NO : 2012/7099
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalı adına kayıtlı aracın, dava dışı ehliyetsiz sürücü yönetiminde iken karıştığı kazada 3.kişiye ait aracın hasarlandığını, davalı aracının sürücüsünün olayda %100 kusurlu olduğunu, zarar gören aracın kasko sigortası şirketine 6.000 TL ödendiğini belirterek bu meblağın ZMSS poliçesi Genel Şartlarının 4/d maddesi uyarınca ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL alacağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ZMSS sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili dedillerin eksizsiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isratların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. T.C. 1982 Anayasası’nın 36. ve HUMK’nun 73.maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlenmeden onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bikr usul işlemidir. Bu nedenle tebliğ ile ilgili 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve Tüzüğün amacı, tebliğin muhatabına uluşmazı konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca, kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.
Kural olarak tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. (Tebl.Kan.10.md.) Tebliği alacak kişi bu adreste bulunmamışsa, tebliğ memuru bulunabileceği yeri araştırır. Bulamazsa durumu, mahalle, köy muhtarlıklarına doğruluğunu onaylatma suretiyle tesbit eder. (Teb.K.M.28) Bu husus tebliği çıkaran kuruluşa bildirilir. Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebilgat yapılmasını salahiyetli makamdan ister. Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu vekalet vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da memuriyet havzası nazarı itibara alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosloğuna gönderilir. Şu kadar ki Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı ilgili bakanlıkça doğrudan doğruya o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir. (Tebl.K.Md.25. ilgili Tüzügün 36. 37, 38, 39, 40, 41.maddeleri) Yabancı ülkiye kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk Vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir. Bu halde bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosluğu veya bunların görevlendireceği bikr memur yapır.
Tebliğin konusu ile hangi mercii tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve 30 gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir.
Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinden, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat 30.günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış
sayılır. Evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir. (Tebl.K.md.25/a) Yabancı memleketlerde oturanlara ilanen tebligat yapılmasını icabettiren ahvalde tebliği çıkaran merci, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı memlekette bulunan kimsenin maluk adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderir ve posta makbuzunu dosyasına koyar. (Tebl.K.md.28/son fıkrası)
Somut olayda davalının ZMSS poliçesinde ve adına kayıtlı aracın trafik kaydında bildirilen adresine gönderilen dava dilekçesi taşındığından bahisle iade edilmiş; nüfusta kayıtlı olduğu yer itibariyle tebliğe çıkarılan dava dilekçesi Hollanda’da daimi işçi olarak çalıştığı, açık adresinin bilinmediği bildirilerek iade olmuş, dosyadaki nüfus kaydına göre yerleşim yerinin Hollanda olduğu belirtilmiş olmasına rağmen Tebliğat Kanunu ve tüzüğün ilgili hükümleri gereğince davalıya dava dilekçesinin tebliği gerekirken, mahkemece davacı tarafın talebi üzerine davalının ZMSS poliçesi ve trafik kaydında belirtilen (aynı adres) adresinde Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre yurtdışında ikamet ettiği belirlenen davalıya belirtildiği şekilde tebligat yapılması usulü uygun değildir. Davalı duruşmalara katılmamış, yargılama yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış, böylece HUMK.nun 73.maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma günnünü usulüne uygun biçimde tebliği savunmasına ilişkin delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.