Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2196 E. 2013/2062 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2196
KARAR NO : 2013/2062
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı … vekili ve dahili davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili davalıların işleteni, sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek toplam 5.200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve maddi tazminat ile toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline … verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı … yönünden destekten yoksun kalma tazminatını 2.732,68 TL olarak artırmıştır.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile davacı … için 2.732,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının … şirketi de dahil olmak üzere davalılardan ve 1.500’er TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline … verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve dahili davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HUMK.nin 388. (HMK’nin 297) maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı kural HUMK.nin 389. maddelerinde de tekrarlanmıştır. Keza HUMK.nin 381.maddesinde
de “kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin bir gereğidir. Mahkemece, kurulan hükmün gerekçe kısmında manevi tazminat için 1.500,00’er TL hükmedildiği yazıldığı halde, hükümde davacılar için toplam 1.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş gibi … verilmesi anılan ilkelere aykırı olmuştur.
2-Kabule göre de, Hür … A.Ş kazaya neden olan aracın trafik zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ise de; dava açıldıktan sonra harcı yatırılmayan, davanın ihbarı niteliğindeki dilekçenin tebliği suretiyle davaya dahil edilmiş, mahkemece de sorumluluğuna … verilmiştir. …, Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. İhbar olunan kimse HUMK.’nin 49.maddesi vd. uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı verilmiş bir dava olmadığı halde Hür … A.Ş aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle resen, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava ihbar edilen Hür … AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve dahili davalı …Ş’ye geri verilmesine 21.2.2013 gününde oybirliğiyle … verildi.