Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2202 E. 2012/12812 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2202
KARAR NO : 2012/12812
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı İdare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle, dava konusu olayda iptali istenen işlemin dava dışı … tarafından borçluların çocukları …’a devrolunan tapu kaydının devrine ilişkin tasarruf ise de gerçekte satış bedelinin satıcıya ödenmesine dair işlemin iptali olduğu, tapuda devir alan …’un 23.8.1992 doğumlu olup, satışın yapıldığı 3.12.2001 tarihinde 9 yaşında olduğu, davada borçlu anne ile davalı …’in menfaatleri çatışmakta olduğundan Mahkemece TMK’nun 426.maddesi uyarınca…’e kayyum atanması sağlanarak davaya çağrılıp dava ile ilgili cevap ve delilleri toplandıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerektiği; kabule göre de, davalı borçlu … aleyhine düzenlenmiş bulunan 9.1.2004 tarihli 1165 ve 1166 sayılı haciz tutanakları ile davalı …’ya ödeme emri tebliğ edildiğine ve mal beyanında bulunulmadığına dair … Defterdarlığının 2.5.2001 tarih ve 11539 sayılı yazılarının dayanağı bir takip olup olmadığı araştırılmadan davanın reddinin doğru olmadığı, dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddi halinde de davalı yararına takdir edilecek vekalet ücretinin de maktu olması gereği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi gereğinin isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda … Vergi Dairesi Başkanlığı Cumhuriyet Vergi Dairesi Müdürlüğünün 10.1.2011 tarihli yazısı ile 2.5.2001 tarih ve 11539 sayısının dayanağını teşkil eden herhangibir icra işlemi yapılmadığı, 6183 Sayılı Kanunun Mükerrer 35.maddesine göre şirket müdürü … adına ödeme emri düzenlendiği mükellefin kendisine tebliğ edilemediği, 19.11.2009 tarihli … Gazetesinde ilanen
tebliğ edildiği, …’un hissesine düşen borçlarının ödediği; … ve … aleyhine 2.5.2001 tarihinden önce icra takibi yapılmadığının bildirildiği, dava dışı … Seslendirme Sistemleri San ve Tic. Şti’nin ortaklarının … ve … olduğu, her iki davalının ortak çocukları … adına taşınmaz satın alındığı alınan taşınmazın gerçekte şirketin parası ile alındığı dolayısıyla idarenin alacağına kavuşmasına engellemek amacı güttüğü gerekçesiyle satış bedelinin satıcıya ödenmesine dair işlemin iptali istenmiş ise de davacı idarenin şirket müdürü … adına davadan önce herhangibir icra takibi yapmadığı usulüne uygun bir ödeme emri tebligatının bulunmadığı bu haliyle davanın önşartı olan usulüne uygun bir takip talebinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için borçlu hakkında yapılmış icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılması, gerçek bir alacağın bulunması gereklidir. Eğer dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış ise bu üç koşula ilaveten borçlu hakkında düzenlenmiş kat’i (İİK 143.madde) veya geçiçi aciz (İik 105.madde) belgesinin bulunması da gereklidir. Aciz belgesinin varlığı sadece İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davaları için önkoşul olup 6183 Sayılı Yasanın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davaları için ibraz edilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Varlığı zorunlu bulunan icra takibinin, dava tarihinden önce yapılmış olması bir zorunluluk olmadığından icra takibinin dava tarihinden sonra yapılmasının bir önemi yoktur.Önemli olan yargılama aşamasında borçlu hakkında icra takibinin varlığıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.3.2012 gün ve 2012/17-25,11/241 sayılı kararı ve 15.H.D.18.11.2003 T.5510E-5515 K.sayılı kararları da aynı doğrultudadır).
Somut olayda davadan önce borçlu şirket müdürü … hakkında yapılmış bir icra takibi yok ise de yargılama sırasında davacı tarafından bu eksikliğin giderilmesi için borçlu şirket müdürü davalı … hakkında 213 sayılı VUK’nun 10.ve 6183 Sayılı yasanın 35 maddesi gereğince takip başlatıldığı ve adı geçen borçlu adına
7.9.2006 tarihli ödeme emirlerinin düzenlendiği, 19.11.2009 tarihinde ilanen, 27.10.2010 tarihinde adı geçen borçluya elden tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davalı borçlu …’nın dava konusu ödeme emirlerinin iptali için ….Vergi Mahkemesine (2010/2779, 2780, 2781, 2782, 2783, 2784 Esas sayılı) açtığı davalar sonucunda ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği anlaşıldığından Mahkemece davalı borçlu … tarafından …Vergi Mahkemesine açılan yukarıda esas numaraları yazılı dava dosyalarının kesinleşmesi beklenerek ödeme emirlerinin iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararları bu şekliyle kesinleştiği takdirde davanın önşart yokluğundan reddine, aksi halde (Borçlu hakkında takibin Kesinleşmesi halinde) mevcut delillere göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.