Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2233 E. 2012/6288 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2233
KARAR NO : 2012/6288
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Muğla 1.İcra Müdürlüğü’nün 2009/4991 sayılı takip dosyasından 24.6.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişi ile borçlu arasında örtülü işyeri devri ilişkisi olduğunu, borçlunun işyerini borcun doğumundan sonra muvazaalı olarak devrettiğini İİK.m.44 ve BK.m.179’a yine davacının sorumlu bulunduğunu, aynı takipte daha önce yapılan hacizden de davacının istihkak iddiasında bulunduğunu ve o hacze yönelik açılan davanın reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlular duruşmada, dava konusu makinaların 1.hacizden sonra satın alındığını, davacıya ait olduğunu beyan etmişlerdir.
Mahkemece dava konusu mahcuzların, aynı takipte daha önce haczedilen mahcuzların satışından sonra davacı 3.kişi tarafından 8.8.2009 tarihli fatura ile yeni alındığı, işyerine yeni sermaya konulduğu ve işyerinin artık eski işyerinin devamı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haczi 24.6.2010 tarihinde takip talebinde belirtilen adreste borçlunun babası … huzurunda yapılmıştır. Borçlunun babası haciz sırasında borca icra kefili olarak takip borçlusu konumuna da geçmiştir. Aynı adreste daha önce de haciz yapılmış 3.kişinin mahcuzlara yönelik açtığı istihkak davacı mahkemece reddedilerek karar Dairemizin 17.2.2010 gün ve 2009/336-2010/56 sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu durumda İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı 3.kişi dava konusu menkullerin 22.7.2009 tarihli haczinden sonra kendisi tarafınadn yeniden alındığını ileri sürmüş ve borcun doğumundan sonraki tarihli fatura, vergi levhası ve adi nitelikli kira sözleşmesine dayanmış ise de haciz adresinde daha önceden borçlunun faaliyet gösterdiği ve işyerinin borçludan devralındığı haciz tutanağı ile sabittir. Bu durumda borçlunun kardeşi olan 3.kişi ile borçlu arasındaki ilişki örtülü işletme devri niteliğinde olup İİK.nun 44.ve BK.nun 179.maddeleri uyarınca işletmeyi devralan 3.kişinin işletmenin borçlarından da sorumlu bulunduğu gözetilmeden davanın reddi yerine mahcuzların ilk hacizden sonra 3.kişi tarafından satın alındığı, işyerine yeni sermaye konulduğu gerekçeleriyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.