Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2263 E. 2012/7307 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2263
KARAR NO : 2012/7307
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı 3. Kişi vekili, Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü’nün 2009/11704 Takip sayılı dosyasından 26.12.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını %15 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapıldığından mülkiyet karinesinin lehlerine olduğunu haciz mahallinde sattıkları ürünler ile promasyon ürünleri ve borçluya ait belgeler bulunduğunu, davacının sermayesi ve gelir durumunun mahcuzları almaya yeterli olmadığını belirterek davanın reddini %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu haczin borçlunun kullandığı işyerinin komşusu olan depoda yapıldığı, haciz sırasında borçlunun haciz adresinin kendisine ait olmadığını iddia ettiği haciz mahallinde bulunan evrakların borçluya ait 2001 ve 2002 tarihleri arası eski fatura koçanları olduğu, yoklama fişinden adresin C Blok … olduğu, davacı tarafından sunulan kira sözleşmesi, dinlenen tanık beyanları karşısında davacıyla borçlu arasında organik bağ bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Somut olayda takip konusu alacak, davalı alacaklı ile borçlu arasındaki bayilik sözleşmesine bağlı ticari ilişkiden kaynaklanan 10.12.2009 ve 14.12.2009 keşide tarihli çeklere dayalı olup ödeme emri borçluya … Blok-… … adresinde 29.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava konusu haciz ise aynı iş merkezi … adresinde borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapılmıştır. Davacı 3.kişinin, 15.9.2009 tarihinde haciz adresinde depo işyeri açtığı 1.10.2009 tarihli yoklama fişinden depoda tekel malzemesi ve gazlı içecek bulunduğunun tesbit edildiği ancak miktar ve niteliğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır.20.8.2009 tarihli ticaret sicil gazetesindeki ilandan davacı 3.kişinin… dükkan 3 adresinde toptan ve parekende gıda, alkollü-alkolsüz içecek satışıyla ilgili faaliyete başladığı, 10.9.2009 tarihli ruhsat adresinin … olduğu, haciz adresinin davacı tarafından 1.10.2009 tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığı görülmektedir. 23.1.2007 ve 28.8.2009 tarihli ticaret sicil gazetesinden borçlunun … adresinde 12.1.2007-12.8.2009 tarihleri arasında şube olarak faailiyet gösterdiği anlaşılmaktadır.Borçlunun şube olarak çalıştığı … adresini 28.8.2009 tarihinde kapatmasından sonra aynı adreste borçlunun vergi kaydına göre 13.8.2009 tarihinde, kira sözleşmesine göre 1.10.2009 tarihinde faaliyete başladığı görülmektedir. Davacının delil olarak sunduğu (18.12.2009 -20.11.2009 – 29.8.2009 – 30.8.2009 – 29.8.2009 – 7.9.2009)faturalardaki adresinin … olduğu anlaşılmaktadır. Davalı borçlunun 28.8.2009 tarihli ilanla kapanışını yaptığı şube adresinde davacı 3. kişinin 13.8.2009 tarihinde faaliyete başlaması, aynı işkolunda çalışmaları, 26.12.2009 ve 2.2.2010 tarihli hacizlerin borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapılması, davacı ile borçlu şirket yetkilisinin hemşeri olması, 26.12.2009 tarihli haciz sırasında haciz adresinde borçluya ait çok sayıda belge ve davalı alacaklı tarafından borçluya teslim edilen oniki adet soğutucu bulunması, davacı 3.kişinin 1993 yılından 2010 yılı Ocak ayına kadar sigortalı işçi olması gibi maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde borçlu ile davacı 3.kişi arasında işyeri
devrinin muvazaalı olduğu, biran için devrin muvazaalı olmadığı kabul edilse bile devrin İİK 44, BK 179.maddede belirtilen koşullara uygun yapıldığının iddia ve ispatlanamaması nedeniyle ayrıca BK 179.madde gereğince işyerinin borçlarından devralan 3.kişinin sorumlu olacağı da gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de;davacı 3.kişi tarafından sunulan faturaların dip koçanları faturayı düzenleyen şirketlerden getirtilerek, gerektiğinde faturaları düzenleyen şirket yetkilileri tanık olarak dinlendikten sonra mahallinde keşif yapılması, faturadaki malların dava konusu mahcuzlara uygun olup olmadığının tesbiti,uygun olduğunun belirlenmesi halinde, davacı 3.kişi ile faturayı düzenleyen şirketlerin ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak faturaların kayıtlı olup olmadığı ve bedellerinin ödenip ödenmediği yönünden (sunulan çeklere ilişkin banka kayıtlarıda istenerek) uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 5.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.