YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2293
KARAR NO : 2012/12716
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın müvekkilince … isimli şahsa kiraya verildiğini, bu şahsın da aracı … isimli şahsa kiraya verdiğini, …’in ise alacak-verecek meselesi nedeniyle … isimli bir şahsı kasko sigortalı araç içinde iken üzerine benzin dökerek yaktığını, olayda … isimli şahsın öldüğünü, aracın da yanarak tamamen hasarlandığını, Hamza’nın ceza mahkemesinde yargılandığını ve mahkumiyetine karar verildiğini, davalı şirketin araç için sigorta tazminatı ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL. tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, kasko sigortalı aracın poliçe şartlarına aykırı şekilde kiralık olarak kullanılması sonucu meydana gelen hasarın sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, poliçede özel hüküm olmasına karşın kasko sigortalı aracın kaza sırasında kiralık (Rent a-car) olarak
kullanıldığının kanıtlanmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Dava kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
TTK.’nun 1290.maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartlarının c.2.2. maddesi uyarınca, sigorta ettiren kimse sigortacının sözleşme yapılırken gerçek durumu bildiği takdirde sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır koşullarda yapmasını gerektirecek bütün hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olması her ne kadar sigortacıya gerçeği öğrendiği tarihten itibaren bir ay içerisinde sigortalının kastı varsa akitten cayma hakkı verirse de, sigortalının kastı yoksa, yani ihlal kusura dayanıyorsa bu hak rizikonun gerçekleşmesinden sonra kullanılamaz, sigortacının orantılı tazminat ödemesi gerekir.
TTK.nun 1266 maddesine göre poliçede nelerin yazılı olacağı belirlenmiştir. TTK. nun 1264/4 maddesine göre de genel şartlarda yazılı olmayan bir husus sigortalı aleyhine değiştirilemez. Değiştirilmiş ise bu değişiklik geçersizdir. BK.nun hükümleri TTK. 1264/1 maddesi gereğince ticaret
kanununun bu konuları düzenleyen beşinci kitabında düzenleme olmazsa uygulanır. Ancak, poliçe genel şartlarının sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceği TTK.1266, 1264/4 maddeleri kapsamında düzenlendiğinden TTK. 1264/1 maddesi gereğince somut olayda BK.nun hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
O halde mahkemece, hususi olarak sigortalanan araç için tahakkuk ettirilen prim ile aracın kiralanarak kullanılacağının bilinmesi durumunda ödenmesi gereken prim miktarı belirlenerek, arasındaki orana göre hasardan proporsiyon indirimi yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.