Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2351 E. 2012/6725 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2351
KARAR NO : 2012/6725
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarparak hasarlandığını, müvekkilinin aracının ambulans olduğunu, hasta taşınması sırasında kazanın meydana geldiğini geçiş üstünlüğü bulunduğunu ayrıca yeşil trafik işaretinde geçtiğini davalının tamamen kırmızı ışık ihlali nedeniyle kusurlu olduğunu, araçta tesbit raporuna göre 13.847 TL tutarında hasar oluştuğunu belirterek şimdilik 8.000 TL.nın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kusuru kabul etmediğini, davacının kırmızı ışık ihlalinde bulunduğunu ayrıca çok süratli olduğunu, davacı aracının geçiş üstünlüğü bulunsa dahi yolun durumuna dikkat edip kurallara uymak zorunda olduğunu, sireninin açık olmadığını belirterek davanın müvekkiline ait aracın ZMSS ile kasko sigorta şirketlerine ihbarını ve reddini savunmuştur.
Dava ihbar edilen … Sigorta A.Ş vekili, davalı taraf aracının müvekkili nezdinde trafik sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru oranında azami 15.000 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, temerrüde düşmediklerini belirterek ihbar olunan konumunda olduklarından aleyhlerine hüküm kurulmamasını savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.475 TL tazminatın davalı tarafından tahsiline karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.nun 275. maddesi gereğince ” mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” zarar veren kişi ya da kişiler kaza sebebiyle meydana gelen gerçek zarar miktarından kusuru oranında sorumlu tutulur. Kusur ve hasar konusunda alınan raporlar arasında açıkça çelişki bulunması halinde çelişkinin giderilmesi için yeniden konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekir. Taraflarca tek taraflı olanak yapılan tesbit sonucu alınan raporlar onu kabul etmeyen tarafı bağlamaz.
6100 sayılı HMK.nun 297. vd maddeleri uyarınca kararın iki tarafların iddia ve savunmalarının özeti anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri ihtiva etmesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; özel bir hastanede kendi aracı (ambulans) ile ambulans şoförü olarak çalışan davacı 31.5.2009 tarihinde saat 12.30 sıralarında yurt dışından hava yolu ile gelen ve hastalığı sebebiyle durumu iyi olmayan dava dışı hastayı ikametine götürmek için hava limanından alıp yolda seyrederken ışık kontrollü kavşakta kaza meydana gelmiştir. Kaza tesbit tutanağında davacının kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle %100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise arkasında seyreden bir başka aracın sürücüsü …’in beyanına göre yeşil ışıkta geçtiğinden kusurunun bulunmadığı tesbit edilmiştir.
Davacı vekili müvekkiline ait aracın geçiş üstünlüğü bulunduğunu ve tutanağın aksine yeşil ışıkta geçtiğini, davalı tarafın olayda tamamen kusurlu olduğunu, araçta tesbit raporuna göre 13.847 TL tutarında hasar oluştuğunu belirterek şimdilik 8.000 TL.nın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı ile ambulansta yanında oturan hasta yakını ve ambulansın arkasında hastanın yanında bulunan sağlık memuru ile hastanın ikametine götürülmesinde yardımcı olmak için gelen Selahattin Çetin davacının yeşil ışıkta geçtiğini, sirenlerin ve lambasının faal olduğunu, 70-80 km hızlarının olduğunu beyan etmişler, davalı ile kaza anında yanında bulunan arkadaşı ve özellikle onların arkasından kendi aracı ile seyreden 3. kişi tarafsız tanık … ise davalının dönüş için kırmızı ışık yanması sebebiyle önünde durması nedeniyle kendisinin de durduğunu, yeşil ışık yanınca davalının sola manevraya başladığını, o sırada karşıdan gelen araçların durur vaziyette olduğunu, özellikle en önde yanyana duran iki tane kamyonun bulunduğunu, davalı aracı henüz kavşağın ortasına gelmeden karşıda bekleyen kamyonların en sağındaki stabilize kısımdan bir toz bulutu içinde davacıya ait ambulansın hızla gelip sola dönüş manevrasına başlayan davalı aracının ön kısmından çarptığını, çarpmadan sonra ambulansın yan yatıp sürüklendiğini, kendisinin bu anlık olayı görünce dönüş yapamadan yerinde kaldığını, siren sesi duymadığını, ambulansın lambalarının da yanık vaziyette olmadığını ifade etmiştir. Mahallinde yapılan keşiften sonra kusur ve hasar konusunda alınan 25.6.2010 ve 28.6.2010 tarihli bilirkişi raporunda davacı aracının geçiş üstünlüğü hakkını kullanabilmesi için bir yaralı veya acil tedavi gerektiren hastayı veya hastaları en yakın hastane sağlık merkezi vs gibi tedavi merkezine ulaştırmasının gerektiğini, olayda yurt dışından gelen bir hastanın ücret karşılığı ikametgahına intikalinin söz konusu olduğu, kaldıki 2918 sayılı KTK.nun 71. maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 157. maddesinde geçiş üstünlüğü hakkının halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak, duyulur ve görünür geçiş üstünlüğü işaretlerini birarada vermek şartıyla kullanılabileceğinin öngörüldüğünü, olayda ambulansın ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini kullandığı düşünülse dahi Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 158. maddesinde geçiş üstünlüğü bulunan araçların işaretini alan
araç sürücülerinin uyacağı kurallara göre bir kavşakta iken böyle bir işaret alan araç sürücülerinin derhal kavşağı boşaltmak ve gerekiyorsa emniyetli bir mesafe uzaklaştıktan sonra geçişi engellemeyecek şekilde durmak ve geçiş üstünlüğüne haiz araçlar tamamen geçinceye kadar beklemek zorunda olduklarını, bu durumda ambulansın önünde yan yana kavşakta bekleyen kamyonların şeridi boşaltmalarının gerektiğini dolayısıyla ambulansın bu halde yolun en sağındaki stabilize yoldan (yapım halindeki ham yoldan) kavşağa girme eyleminde bulunamayacağını davacı sürücünün hızını gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak, kavşağa yaklaşırken dönemeçlere girerken yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak, hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine görüş, hava, yol, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçmek kurallarını ihlal etmekten 8/8 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiş, hasar yönünden düzenlenen raporda yüzeysel olarak tesbit raporu ve davacının talebi belirtildikten sonra tesbit raporundaki tutar ile davacı talebi arasında tenzil seviyesinde fark oluştuğu için kanaatinde tereddüt oluştuğu bildirilmiş, hasar hususunda bilirkişi tarafından bir değerlendirme yapmamıştır. Davacı tarafından yaptırılan tesbit raporunda ise, kaza nedeniyle araçta onarım halinde 13.847 TL tutarında hasar bulunduğu, pertinin ekonomik olduğu, kaza tarihindeki piyasa değerinin 18.500 TL, sovtaj bedelinin 7.000 TL olup 11.500 TL hasar meydana geldiği belirtilmiştir.
Davacı vekilinin itirazı üzerine KGM fen heyetinden alınan raporda ise, her iki sürücünün de kavşak yaklaşımında araç ve ışık durumlarını gözönüne alıp kavşağın kendi taraflarına emniyetli bir şekilde açılmasını beklemeyerek dikkatsiz ve tedbirsiz, KTK.nun 47/b maddesine aykırı hareket ettikleri, davalı sürücünün sola dönüşünde sağından gelen araçların geçişini beklemeyerek trafiği tehlikeye düşürecek şekilde dönüşüne devam ederek KTK.nun 53/b ve 67/a maddelerine aykırı hareket ettiği için olayın vukuunu 1. derecede etkilediği ve %65 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ambulansın siren ve tepe lambasının olay anında faal olmasının mutlak geçiş üstünlüğünü sağlamayacağı, trafiği tehlikeye düşürecek eylemlerden kaçınması gerektiği gözönüne alınarak davacı sürücünün olayın vukuunu 2. derecede etkilemiş olup %35 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.
Davalılar vekili bu rapora itiraz ederek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesini talep etmişse de mahkemece KGM bilirkişi kurulundan alınan rapordaki kusur oranlarına ve hasar yönünden alınan yetersiz rapora göre dava kısmen kabul edilmiş, ikinci bilirkişi raporunun konunun uzmanı olan bilirkişi heyetinden alınması sebebiyle önceki raporlardan üstün tutulduğu belirtilmiştir. Ancak mahkemece tarafların keşif ve duruşmalarda dinlettiği tanıkların beyanları değerlendirilmediği gibi hangi tanığın beyanına neden itibar edilip edilmediği de açıklanmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece İTÜ gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek 3 kişilik bilirkişi kurulundan davacı taraf aracının geçiş üstünlüğünün bulunup bulunmadığı, sürücülerin olaydaki kusur durumları ve davacı aracında bu kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedeli, aracın onarımının mı pertinin mi uygun ve ekonomik olduğu konularında tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek denetime elverişli gerekçeli, ayrıntılı, önceki bilirkişi raporlarının da irdelendiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacı vekili dava dilekçesinde tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olmasına göre bu şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu gibi ” 7.475 TL tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine” biçiminde gerekçe gösterilmeden davalılardan 1/2 (eşit) tahsile sebep olacak şekilde tazminatın tahsiline karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 24.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.