Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2371 E. 2012/12355 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2371
KARAR NO : 2012/12355
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu olarak park halindeki 3.kişi araçlarında hasara neden olduğunu, müvekkilince karşı araç hasarları için ayrı ayrı tazminat ödendiğini, oysa trafik sigortası poliçesinin kazadan sonra düzenlenmesi nedeniyle kaza sırasında sigorta teminatının başlamadığını, bu nedenle, tazminatların sehven ödendiğini ileri sürerek toplam 14.266,00 TL.nın 25.1.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kazanın poliçenin başlangıç saatinden sonra olduğunu, buna göre davacının 3.kişilere yaptığı ödemeler nedeniyle rücu hakkı bulunmadığını, kaldı ki; kaza sırasında poliçe yürürlükte olmasa dahi, davacının basiretli tacir gibi davranması gerektiğini ve BK.nun 62.maddesi uyarınca yaptığı ödemeyi geri isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, kaza saati itibariyle sigorta teminatının başlamadığı, davacının hataen ödeme yaptığı ve TTK.nun 1279.maddesi gereğince sözleşmenin yapıldığı sırada sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini bilmesi nedeniyle poliçenin hükümsüz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.266,00 TL.nın 14.2.2011 temerrüt
tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-)Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece res’en gözetilmesi gerekir. Somut olayda, davacı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 3.kişiye ödediği tazminatı sigorta ettiren ile sigortalıya ait aracın sürücüsünden tazminini talep etmiş olup, davalı (sürücü) … sigorta sözleşmenin tarafı değildir. Bu durumda, mahkemece bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b-)Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı … ‘ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
A-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
B-)Dava, trafik kazasında sonra düzenlenen trafik sigorta (ZMSS) poliçesi nedeniyle zarar gören 3.kişilere sehven ödeme yapıldığı iddiasıyla, sigortacının kendi sigortalısına karşı açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
27.3.2010 tarihli poliçe üzerinde saat 13.00’de düzenlendiği yazılmıştır. Olaya ilişkin düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında ise kazanın aynı gün saat 12.05’de
meydana geldiği belirtilmiştir. Buna göre, mahkemece kaza saatinde henüz düzenlenmediği ileri sürülen sigorta poliçesinin ne şekilde kaza tutanağına yazıldığı, dolayısıyla kaza sırasında sigorta teminatının başlayıp başlamadığı yönünde yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmış değildir.
O halde, mahkemece anılan poliçe priminin ne şekilde ve saat kaçta tahsil edildiği, mevcut belgelere göre kazadan yaklaşık bir saat sonra düzenlenen poliçenin kaza tespit tutanağına nasıl yazıldığı hususlarının araştırılması, ilgili kaza tespit tutanağında imzası bulunan görevlilerin tanık sıfatıyla dinlenmeleri, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sigorta ettiren davalı hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.
C-) Kazada hasarlanan araçlarla ilgili hasar dosyaları ve ilgili tüm belgeler getirtildikten sonra, dosyanın HUMK.nun 275.maddesi (HMK.md.266) uyarınca seçilecek hasar uzmanı bir bilirkişiye tevdii ile araçlarda oluşan gerçek hasarın tespiti için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön göz ardı edilerek sadece davacı tarafından dosyaya sunulan ödeme belgelerine bağlı kalınarak karar verimesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1-a ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına, (1-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, (2-A) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2-B-C) bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.