YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2386
KARAR NO : 2012/5626
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı borçlu vekili, İş mahkemesinde açtığı dava ile, davacıya … adlı sigortalının prim borçlarına müstenit olarak ödeme emri tebliğ edildiğini, ancak borcun zamanaşımına uğradığından ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, ödeme emrinin borçluya 10.12.2009 tarihinde tebliğ edildiği davanın 7 günlük süreden sonra açıldığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İş Mahkemesi, 6183 sayılı Yasa’nın 79.maddesine göre, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlunun 7 gün içerisinde idareye itiraz etmediğini, bu sürenin geçmesi halinde anılan yasa maddesi gereğince genel mahkemelerde dava açılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiş, taraflarca temyiz edilmeyen görevsizlik kararı üzerine gönderilen Asliye Hukuk mahkemesi, 08.12.2003 tarihihde yürürlüğe giren 3917 sayılı yasa ile getirilen yeni düzenlemeye göre zamanaşımı için gerekli 5 yılllık sürenin dolduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Sosyal Güvenlik Kurumunun prim alacağının tahsili için yaptığı 6183 sayılı Yasaya dayalı takiple ilgili ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
5510 sayılı Yasa’nın 88.maddesinin 16.fıkrasında “Kurumun süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil ve Usulü Hakkındaki Kanunun 51., 102.,ve 106.,maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır..” aynı maddenin 19.fıkrasında da “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil ve Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı birimin bulunduğu yer İş Mahkemesi yetkilidir.” denilmektedir. ( 506 sayılı Yasa’nın 80/7 )Anılan Yasa’nın 101.maddesinde de aynı yönde bir düzenleme ile “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulamasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.” hükmü yer almaktadır. (506 sayılı Yasa’nın 134.maddesi)
Bu durumda, uyuşmazlığa genel mahkemelerde bakılamayacağından ve görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece bu hususun resen gözönünde tutularak dosyanın görevli Edirne İş Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Her ne kadar iş mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilmiş ise de, verilen karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmemiş olduğundan bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle mankemece, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Edirne İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır .
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile bozma nedenine göre diğer hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 3.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.