Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2454 E. 2012/12116 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2454
KARAR NO : 2012/12116
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazın 1/8 hissesini 19.3.209 tarihinde kardeşi davalı …’na sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, dava konusu taşınmazın müvekkkilinin 248.000 TL’lik borcunun davalı kardeşi Emel tarafından ödenmesi karşılığı devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, tasarruf tarihinin borçtan önce olduğunu, dava konusu taşınmazın babadan miras yoluyla intikal eden ve 1/8 hissesinin kendisine ait olduğunu, davalıya ait 1/8 hissenin de 248.000 TL ödenerek alındığını, borçlu kardeşinin ekonomik durumunu bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre,19.7.2007 tarihli kredi sözleşmesinin hesap kat’inin 30.9.2009, tasarruf tarihinin ise 19.3.2009 olması nedeniyle iptali istenen tasarrufun hesap kat’inden önce yapılmış olması nedeniyle davalı borçlunun henüz doğmamış bir borçtan dolayı altıbuçuk ay önce muvazaalı bir satış gerçekleştirdiğinin düşünülmesinin mümkün olmadığı, davalı …’in eşi olan … tarafından davalı borçlunun … Bankasına olan borçlarının tasarruf tarihinden
önce başlanmak üzere ödendiği ve satış işleminin bu ödemeler karşılığında tamamlanmak üzere gerçekleştirildiği, taraflar kardeş ise de tasarrufun borcun doğumundan önce gerçekleşmiş olması nedeniyle iptali mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri mahkemenin de kabulünde olduğu gibi iptali istenen tasarrufun takip konusu borcun doğumundan sonra yapılmış olmasıdır.Somut olayda takip konusu borç davacı banka ile davalı borçlu arasında imzalanan 19.7.2007 tarihli kredi sözleşmesi ile başladığından borcun doğum tarihinin 19.7.2007 tarihli kredi sözleşmesi olduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesi ve dava konusu tasarrufun İİK 277, 278, 279 ve 280. maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken borcun doğumunun 30.9.2009 tarihli hesap kat’i olduğunun kabulü isabetli görülmemiştir.
Mahkemenin ikinci red gerekçesi yaptığı tasarrufun 3. Kişi …’in eşi …’e olan borca karşılık yapılmış olmasının İİK.nun 279/2 maddesine aykırı olması ve ayrıca tarafların kardeş olması nedeniyle aralarındaki tasarrufun İİK 278/3-1 kapsamında iyiniyet ve bedel farkına bakılmaksızın bağışlama hükmünde olup iptale tabi olması, İİK 280/1-2 madde kapsamında da davalı …’in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle iptale tabi tasarruf olması nedeniyle isabetli görülmemiştir.
O halde, mahkemece borcun doğum tarihinin 19.7.2007 tarihli kredi sözleşmesi olduğu kabul edilerek diğer dava koşullarının mevcut olup olmadığı belirlendikten sonra tasarrufun İİK.nun 277, 278, 279 ve 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığını belirlemekten ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.