YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2547
KARAR NO : 2012/13536
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 4.12.2012 Salı günü davalı vekili Av. … geldi. Davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin idaresindeki motosikletle davalıya sigortalı aracın sürücüsünün asli kusurlu olarak çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, kazadan sonra uzun süre tedavi gören davacının tüm vücut fonksiyon kaybının %16 olduğunun tespit edildiğini, davacının davadan önce davalı sigortacıya yaptığı başvuru üzerine tedavi gideri ödemesi yapıldığını ancak maluliyet tazminatı ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacıya davadan önce 28.05.2010 tarihinde sigortalının %50 kusur durumuna göre tespit edilen 3.162,73 TL sürekli sakatlık tazminatının ödendiğini öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ile ıslah doğrultusunda; Davanın kabulü ile, 23.043,53 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi davacıya ödeme yapılarak ibra edildiğini savunmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesinde: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin ayrıca ve açıkça istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.
Bu düzenlemeye göre açılan dava süresinde olup, Mahkemece yapılacak iş, ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için, ödemenin yapıldığı 03.08.2008 tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarı karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında yapılan ödeme ile ilgili araştırma yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 4.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.