Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2657 E. 2012/7861 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2657
KARAR NO : 2012/7861
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili kurum sigortalısı …’ın, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin neden olduğu trafik kazası sonucu vefat ettiğini, meydana gelen haksız fiil neticesinde müvekkili kurum tarafından hak sahiplerine 6.543,38 TL sağlık yardımında bulunulduğunu, KTK’nun 108. maddesi uyarınca ödenen 6.543,38 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı kurumun müvekkil Güvence Hesabına yönelik rücu hakkının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 6.543,38 TL’nin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Bağ-Kur’un trafik olayında vefat eden sigortalısının hak sahiplerine bağladığı sigorta gelirinin trafik olayına karışan aracın …’nin bulunmaması nedeniyle davalı … Sigorta ve … Şirketleri Birliğinden tahsili istemine ilişkindir.
Trafik kazası 08.07.2001 tarihinde meydana gelmiş olup davanın yasal dayanağı, olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 3165 sayılı yasa ile değişik 63.maddesidir. Aynı yasanın 70.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü, iş mahkemesinin görev alanına girmektedir.
Kaldı ki, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinin 19.fıkrasında “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil ve Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer İş Mahkemesi yetkilidir” düzenlemesi mevcuttur. Anılan Yasa’nın 101.maddesinde de aynı yönde bir düzenleme ile “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulamasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlığa genel mahkemelerde bakılamayacağından ve görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece bu husus re’sen gözetilerek davanın görev yönünden reddi ile dosyanın yetkili ve görevli iş mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.