YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2811
KARAR NO : 2012/12373
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kalmasından reddine dair verilen hükmün süresi içinde birleşen dosyanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … vekili, davalı borçlu …’nın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı olan … ilçesi 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü … Mah. 60249 ada 2 parselde kain 1154/8348 m2 arsasını 19.3.2008 tarihinde hileli bir şekilde kardeşinin eşi olan davalı …’e devrettiğini, davalı …’nın diğer davalı …’e yapmış olduğu satışın muvazaalı olduğunu, ayrıca Borçlar kanununun 18 ve devamı maddelerine göre de yerleşik Yargıtay içtihatlarından da yapılan satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu ve iptale tabi bulunduğunu, bu itibarla davalı …’nın tapuda danışıklı bir şekilde muvazaalı olarak satış gösterdiği gayrimenkule ilişkin davalı … Akçaya’nın diğer davalı …’e satışı gerçek bir
satış olmayıp alacaklı davacı müvekkilden mal kaçırma maksadıyla olduğu için Borçlar Kanununun 18 ve devamı maddeleri nedeniyle İİK’nun 227 ve devamı maddelerinin delaletiyle tasarrufun alacakları oranında iptaline, bu gayrimenkule ilişkin alacaklarının tahsili maksadıyla İİK nun 227 ve devamı maddeleri gereğince satış yetkisi verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiş, 13.12.2011 tarihli duruşmada tarafların kendi aralarında örneğini sunduğu protokol ile anlaştıklarını bu anlamda kendi yönlerinden davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve ücreti vekalet talep etmediğini bildirmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin Net Laminant ve Yamanlar Laminant isimli şirketlerin ortağı olduğunu, 2005 yılında davacı …’ın … Laminant ve Ağaç Ürün. Paz. San. Tic. Ltd. Şti ünvanlı şirkete ait hisseleri noterden devraldığını, şirket kasasının muhasebecisi davacı … tarafından idare edildiğini, şirket ortaklarının şirketin sermayesini güçlendirmek için anlaştığını, ve buna göre müvekkili de tüm ortakların aylık 10.000 TL taksitler halinde ödenmek üzere lehtarı boş olan toplam 200.000 TL tutarındaki bonoları tanzim edip kasaya koyduklarını, takip konusu bu senetlerin sermaye arttırımı düşüncesiyle verildiğini, bu girişimden vazgeçilince bedelsiz kaldığını, bu nedenle iş bu senetlerin borç karşılığı verildiği iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini, 13.12.2011 tarihli duruşmada tarafların anlaştıklarını veyargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir.
Davalı … vekili, davalılardan … ile müvekkilinin sıhri hısım olması, satış işleminin muvazaalı olduğuna karine ve delil teşkil etmeyeceğini, bu hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini, 15.6.2011 tarihli dilekçesi ile de tarafların anlaştıklarını davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.
Birleşen ….Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/163 esas sayılı dosyasında davacı vekili, davalı … nın amme alacağının tahsilini engellemek amacı ile üzerinde kayıtlı … Mah. 60249 ada 2 parseldeki taşınmazını muvazaalı olarak 19/03/2008 tarihinde kardeş…’ün eşi …’e sattığını
belirterek davalılar arasındaki satış işlemlerinin iptali ile vergi alacakları 6183 sayılı yasanın 21.maddesine göre satış anına kadar öncelikli veya garameten hacze iştirak edeceklerinden bu davanın ….Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/173 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini dava ve talep etmiş, 15.6.2011 tarihli dilekçesi ve 13.12.2011 tarihli duruşmada borçlunun 6111 sayılı yasadan yararlanmak suretiyle borcun tamamını ödendiğini ve davanın konusuz kaldığını, ancak dava açılmasına davalıların sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerine hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri de, vergi borcunun yapılandırılarak tamamının ödendiğini davanın konusuz kaldığını belirtmişlerdir.
Mahkemece iddia savunma toplanan delillere göre; asıl dosya davacı vekilinin oturumdaki imzalı beyanıyla, taraflar arasındaki protokolü de sunarak, tarafların kendi aralarında anlaştıklarını ve davanın konusuz kaldığını beyan etmesi ve davalılar vekillerinin de aynı doğrultuda beyanda bulunmaları nedeniyle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davaya konu alacağın 6111 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, davalı …’nın, tasfiye Kanunu niteliğinde bulunan 6111 sayılı Kanundan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların karşılıklı beyanlarına göre takip konusu borcun 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve borcun ödendiği, bu nedenle de birleşen davanın da konusuz kaldığı gerekçesiyle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6111 sayılı Kanun kapsamında borcun yapılandırılarak ödenmesi nedeniyle, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş hüküm birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Birleşen dava, 6183 Sayılı Yasanın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı idare tarafından sunulan belge ve dilekçeler ile davalı vekillerinin beyanlarından takip konusu borcun 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılarak
ödendiği dolayısıyla davanın konusuz kaldığı hususunda itilaf bulunmamaktadır. Usul Hükümleri gereğince davanın konusuz kalması halinde yapılacak iş, yargılamaya devam edilerek tarafların dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmetmektir. O halde mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yargılamaya devam edilerek tarafların haklılık durumunun saptaması ve sonucuna göre harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle birleşen davanın davacısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davacı yararına BOZULMASINA 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.