Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2887 E. 2012/8380 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2887
KARAR NO : 2012/8380
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, araçtaki hasarın mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini, aracın pert olduğunu, davalı … şirketinin başvuruya rağmen hasar bedelini ödemediğini belirterek ıslahla birlikte 55.000 TL tazminatın 29/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı sigortalı tarafından poliçenin 5. prim taksitinin ödenmediğini, hatırlatma ihtarına rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle poliçenin kazadan önce iptal edildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 10.000 TL tazminatın 05/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 45.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … şirketi, 31.08.2009 tarihinde ödenmesi gereken poliçe priminin 5. taksitinin ödenmemesi nedeniyle davacı sigortalıya ödeme ihtarı gönderildiğini, ihtarda bir ay içerisinde ödemenin yapılması gerektiğinin aksi takdirde poliçenin feshedileceğinin bildirildiğini, buna rağmen davacı sigortalı tarafından primin ödenmediğini, bunun üzerine poliçenin haklı şekilde kazadan önce 04/11/2009 tarihinde
zeyilname ile feshedildiğini bildirmiş, buna karşın davacı sigortalı ise ihtar üzerine 5. taksit miktarı olan 255 TL’nin süresi içerisinde poliçeyi tanzim eden acentenin yetkilisi …’un babası olan … hesabına kazadan önce 09/11/2009 tarihinde yatırıldığını ileri sürmüştür. Davalı … şirketinin ihtarnamesinin 23/09/2009 tarihli olduğu, ihtarın taahhütlü şekilde davalı sigortalıya gönderildiği anlaşılmış ancak tebliğ edilip edilmediği tespit edilememiştir. Davacı sigortalı ise, 09/11/2009 tarihli, …hesabına yatırılan 255 TL’lik ödemeye ilişkin dekontu dosyaya sunmuştur. Bu durumda mahkemece, poliçeyi tanzim eden acente yetkilisinin babası olduğu iddia edilen…’a ait hesabın önceden beri acente hesabı olarak kullanılıp kullanılmadığının araştırılması, bu hesaba davacı tarafından yatırılan 255 TL’lik ödemenin acente veya sigorta şirketi hesabı olarak kullanılan başka bir hesaba aktarılıp aktarılmadığının tespiti için acente ve davalı … şirketinin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.1. maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Dolayısıyla sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir.
Somut olayda, dosyada ekspertiz raporu bulunmadığından, davalı … şirketine davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiği 15.06.2010 tarihi esas alınarak davalının bu tarihten 15 gün sonra temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken davalı … şirketine tebliğ edilmeyen tespit dosyasındaki bilirkişi raporu tarihinin faiz başlangıcı olarak esas alınması isabetli olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.