Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3034 E. 2012/5244 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3034
KARAR NO : 2012/5244
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, Bolu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/4028 sayılı takip dosyasında yapılan, 22.08.2006 günlü hacze konu menkullerin borçluya ait olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak isteyen takip borçlusunun, ticari emtiasını birden fazla kişiye muvazaalı olarak devrettiğini, mahcuzların da üçüncü kişiye bu şekilde geçtiğini, hacizdeki beyanların bunu doğruladığını, ayrıca faturaların takip tarihinden sonra düzenlendiğini, satış bedelinin de mahcuzların alış bedeli ile aynı olduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, haczin kötü niyetli olarak yapıldığını, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olması nedeni ile ispat yükünün alacaklıya düştüğünü, mahcuzların borçluya ait olduğunun kanıtlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin davacı üçüncü kişinin depo olarak kullandığı iş yerinde yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına bulunduğu, aksini ispat yükü altında bulunan alacaklının mahcuzların borçluya ait olduğunu kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı, öte yandan üçüncü kişi ile borçlunun aynı alanda faaliyet gösterdikleri, davacının sunduğu faturaların mahcuzlarla uyumlu olduğu, vergi dairesine yapılan bildirim tarihine göre faturaların sonradan düzenlenmesinin mümkün olmadığı“ gerekçesi ile davanın reddi ile istihkak iddiasının kabulüne karar verilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda verilen hüküm, Dairemize ait 20.01.2011 gün, 7173-230 sayılı kararla davalı üçüncü kişinin, aynı alanda faaliyet gösterdiği borçludan aynı gün içinde toplam miktarı 65.000,00.-TL’nin üzerinde mal satın aldığı, düşük iş hacmine karşın fatura bedelini aynı günde nakit olarak elden yaptığını iddia etmesinin ticari yaşamın teamülleri ile bağdaşmadığı, borçlunun mali koşullarını bilebilecek durumda olduğu, ayrıca İİK’nun 280/son maddesi uyarınca ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralması nedeni ile de borçlunun içinde bulunduğu ekonomik koşulları bildiğinin yasal olarak kabul edilmesi gerektiği, üçüncü kişinin de icra takiplerine maruz kalma ihtimaline rağmen borçlunun mallarını devralmasının, alacaklıdan mal kaçırmak için yapılmış danışıklı işlem niteliğinde olduğu, bu nedenlerle davanın kabulü gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda bu kez bozma ilamındaki hususlara dayalı olarak davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre; davalı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 720,56 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3.kişiden alınmasına 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.