Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3212 E. 2012/8008 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3212
KARAR NO : 2012/8008
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı olup, davalıya ait aracın dava dışı alkollü sürücü yönetiminde iken sebebiyet verdiği trafik kazasında yaralanan 3.kişi için poliçe gereğince tazminat ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalı aleyhine Silifke İcra Müdürlüğünün 2010/4555 sayılı dosyasından yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, 45.121,09 TL. alacak miktarı üzerinden yapılan takibe vaki itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, olay yaralanmalı trafik kazası olup, dava dışı sürücü hakkındaki ceza davasında zamanaşımını kesen en son işlemden itibaren icra takibinin yapıldığı tarihe kadar 5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile vekalet ücretine yönelik olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı tarafından zarar gören 3. kişiye ödenen tazminatın, sigortalısından rücuen tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nın 109/4 maddesi ile … Genel Şartlarının zamanaşımı başlığını taşıyan C.8 maddesinde, “motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam
olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davacı … yönünden rücu hakkı kendi yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiği tarihte doğmakta olup, zamanaşımı da bu tarihte işlemeye başlayacaktır.
Somut olayda, davalının trafik sigorta poliçesini temin eden davacı …, sigortalı aracın karıştığı kazada zarar gören 3.kişiye poliçe gereği olarak 09.11.2009 tarihinde ödeme yapmış, ibraname tarihinden itibaren 2 yıllık süre içinde sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle rücu hakkını kullanarak davalı aleyhine 20.8.2010 tarihinde icra takibine girişmiştir.
O halde, davacı yükümlülüğünü yerine getirdiği tarihten itibaren ve zamanaşımı süresi dolmadan, davalı aleyhine rücu hakkını kullandığından, mahkemece işin esasına girilip, taraf delilleri toplandıktan sonra, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 26.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.