YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3233
KARAR NO : 2012/12375
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı idare vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı şirket Müdürü …, davalı … Mak. Ltd. Şti.nden 6/11/2007 tarihinde 17.700 TL bedelle makine aldıklarını ve bedelini 22/11/2007 ve 27/12/2007 keşide tarihli çeklerle ödediklerini, 31/12/2007 tarihi itibarıyla anılan şirkete hiçbir borçlarının olmadığını davalı idare tarafından adı geçen şirketin borcu için gönderilen 16/5/2008 tarihli haciz ihbarnamesini 17/3/2009 tarihinde tebliğ edilen ödeme emriyle öğrendiklerini 16/5/2008 tarihli zarftan herhangi bir ihbarname çıkmadığını, temsilcisi olduğu şirkete ait 12 araca haciz konulduğunu, 17/3/2009 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinden sonra davalı idareye 19/3/2009 tarihinde itiraz ettiklerini, idare tarafından 27/8/2009 tarihinde red cevabı verildiğini, haksız çıkmaları halinde dahi davalı şirkete borçlarının 17.700 TL olup bu miktar üzerinde haciz yapılamayacağını, usulüne uygun 1. ve 2. haciz ihbarnamesinin gönderilmediğini belirterek haklarındaki icra takibinin durdurulmasını, süresinde itiraz etmeleri ve 3. kişiye borçlu olmamalarına rağmen diğer davalı 3. kişi nedeniyle aleyhlerine yapılan takibin iptaline, borçlu olmadıklarının tespitine, davanın devamı sırasında olası tahsilatın istirdadına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı idare vekili, davayı kabul etmediklerini, 16.5.2008 tarihli haciz ihbarnamesinin davacı şirkete 3.6.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, 7 gün içinde itiraz edilmediğinden 2.3.2009 tarihli ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emrinin de 17.3.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını, Vergi dairesine husumet yöneltilemeyeceğini, işbölümü ve yetki itirazı nedeniyle davanın … Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile %10 tazminatın davacıdan tahsilini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece; iddia,savunma toplanan deliller ve 10.6.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı idareye herhangibir borcu bulunmamakla birlikte davalı …’ten alacaklı bulunan davalı İdarenin gönderdiği haciz bildirisine karşı 6183 Sayılı AATUHK’nun 79.maddesinde öngörülen 7 günlük süre içerisinde davacının itiraz etmediği ve bir yıllık süre içinde davanın açılmadığı,haciz bildirisine süresinde itiraz etmeyen davacının davalı …’e olan ve ödenmiş olmasına rağmen 17.700 TL’lik borçtan dolayı sorumlu olduğu ve bu miktarı davalı idareye ödemek zorunda olduğu,hernekadar 6183 Sayılı Yasanın 79.maddesine göre bir senelik süre zarfında bu davayı açmamış ise de genel hükümlere göre menfi tespit davası açabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı idare tarafından davacıya gönderilen 2.3.2009 tarih 2009/21 sayılı 250.051,22 TL’lik ödeme emrinden dolayı davacının davalı idareye 232.351,22 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının aşan isteminin reddine, davalı araçlarına davalı idare tarafından 11.8.2009 tarihli yazı ile konulan hacizlerden … ve … plakalı araçlar dışında kalan araçların kayıtlarına konulan hacizlerin kaldırılmasına ve kararda belirtilen araçlardaki hacizlerin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı idare vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı Yasa uyarınca yapılan takip ve aynı yasanın 79.maddesi gereğince açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Anılan madde gereğince haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs,borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak, borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu haciz bildirisinin kendisine tebliğinden
itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. 3.kişinin süresinde itiraz etmemesi halinde mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur. Herhangibir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde 3.kişi, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tesbit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır.
Somut olayda 16.5.2008 tarih 25567 tarihli haciz bildirisinin davacı şirkete 3.6.2008 tarihinde tebliğ edildiği menfi tesbit davasının ise yasal bir yıllık süre geçirilerek 31.8.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum mahkemeninde kabulündedir. O halde davanın 6183 Sayılı Yasanın 79 maddesi gereğince süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı İdare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.