Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3277 E. 2012/10910 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3277
KARAR NO : 2012/10910
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI(3.kişi) : …
DAVALI(Alacaklı): …
(Borçlu) : …

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Antalya 9.İcra Müdürlüğü’nün 2011/1413 sayılı takip dosyasından 28.3.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlunun işyerinin müvekkilinden önceki kiracısı olduğunu, haczin tebligat adresinde yapılmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında hazır bulunan müşterinin borçlunun işletmenin işleteni olduğuna dair beyanlarının bulunduğunu, bu kişinin telefonundan aranarak borçlunun haciz mahalline çağırıldığını, haciz mahallinde borçluya ait birçok belge bulunduğunu, davacı ile borçlu arasında muvazaalı ilişki olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu duruşmada, davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, haciz adresinin daha önce borçlu tarafından kiralanıp, elektrik ve su aboneliğinin yapılmasına karşın işyerini faaliyete geçiremediği, aynı işyerinin davacı tarafından işletilmeye başlanıldığı mahcuzların borçluya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
../…

– 2 –
2012/3277
2012/10910

Haciz, 28.3.2011 tarihinde borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış ise de haciz sırasında hazır bulunan ve borçlunun müşterisi olduğu anlaşılan … isimli şahıs, haciz adresinin borçlu tarafından işletildiğini, kendisinin müşteri olup işyerinde geçici olarak durduğunu beyan etmiş, borçluyu telefonla arayarak haciz mahalline çağırmış ve haciz borçlu …’ın huzuru ile gerçekleştirilmiştir. haciz sırasında borçluya ait belgeler bulunmuştur. Bu durumda, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. İİK’nun 8/3.maddesi uyarınca da 28.3.2011 tarihli haciz tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Haciz tutanağı içeriği ve mülkiyet karinesi aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacının dayandığı adı nitelikli kira sözleşmesi, her zaman düzenlenmesi mümkün olan fatura ve vergi levhası karine aksini ispatı için yeterli değildir. Bu durumda ispat edilemeyen davanın reddi yerine aksine düşüncelerle kabulü bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.