Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3324 E. 2012/3973 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3324
KARAR NO : 2012/3973
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araç ile davalıya trafik sigortalı aracın çarpıştığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için davalıya yönelik başlatılan icra takibine itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçe limiti olan 4.000 TL’nin davacı tarafa makbuz-ibraname karşılığında ödendiğini,müvekkilinin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, poliçe limitinin 4.000 TL olduğunu, davacı tarafa dava konusu kaza nedeniyle teminat limitinin tamamı olan 4.000 TL’nin ödendiğini bildirerek, ödemeye ilişkin kayıtlarını gösterir belgeyi dosyaya sunmuştur. Davacı vekili de, 05.10.2006 tarih
li celsede, davalı … şirketinin icra takibinden sonra 31.01.2005 tarihinde müvekkili şirkete poliçe limiti dahilinde ödeme yaptığını beyan etmiştir. Ödeme borcu söndüren (sona erdiren) sebeplerden olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Sigorta şirketi, azami poliçe limitine kadar oluşan gerçek zarardan sorumludur. Bu durumda mahkemece, tarafların beyanları ve davalı tarafça sunulan ödeme belgesi üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.