YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3362
KARAR NO : 2012/5030
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirket sigortalısına ait araç ile müvekiline ait aracın karıştığı kaza sonucu sigortalı ile aralarında protokol düzenlediklerini ve ibraname aldıklarını, davalı sigortalısının zararını ikinci kez sigorta şirketinden tahsil ettiğinden sigorta şirketinin müvekkili hakkında icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, sigorta şirketinin ancak sigortalısının haklarına halef olarak dava açabileceğini, protokol gereğince sigortalının talep hakkı bulunmadığından sigorta şirketinin dava hakkı olmadığını belirterek davalı tarafından yapılan icra takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacı tarafından sigortalısına yapılmış bir ödeme olmadığını, protokoldeki imzanın sigortalıya ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, protokolde bulunan imzanın sigortalıya ait olduğu ve bu protokole göre sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkı olmadığından sigorta şirketinin de zarar sorumlusuna karşı dava açma hakkının ortadan kalktığı, TTK. 1301. maddesi gereğince rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davacının menfi tespit davasının kabulü ile İzmir 17. İcra Müd. takip 5.000 TL. asıl alacak, 617,67 TL. işlemiş faiz borcu bulunmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davasının davalı … şirketinin TTK.1301. madde gereğince sigortalısına yaptığı ödeme sonrasında zarar sorumlusu olarak davacı hakkında icra takibi yaptığını iddia etmiş, sigorta şirketi ise TTK.1301. madde kapsamında sigortalısına yaptığı ödemenin zarar sorumlusu davalıdan tahsili için icra takibi yapmıştır. Davacı vekili davalı sigortalısının müvekkilini ibra ettiğini sigorta şirketinden ikinci kez tazminat aldığını belirtmiştir.
Ancak dosya içerisine mevcut belgelere göre davalı … A.Ş.’nin davacı …’e ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini düzenlemiş olduğu, dava dışı …’a ait aracın kasko sigorta poliçesine rastlanmadığı ve dava dışı …’a sigorta şirketi tarafından davacı aracının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine göre ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. TTK. 1301. maddesinde kasko sigortası kapsamında sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle halefiyet hakkına dayanarak zarar sorumlusundan ödediği tazminatı talep edebilmesi ve 2918 sayılı yasanın 95. maddesi gereğince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında üçüncü şahıslara ödeme yapıldıktan sonra sözleşme şartlarına aykırılık nedeniyle sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu etme hakkı düzenlenmiştir. Mahkeme tarafların iddia ve delilleri ile bağlı ise de hukuki nitelendirme hakime aittir. Bu nedenle davacı ve davalı vekilinin bu husustaki beyanları ve ayrıca davacı tarafından ibraz edilen ibranamede tarih ve miktar belirtilmediğinden davacının üçüncü şahsa ödemesinin sigorta şirketine etkisi değerlendirilerek davanın hukuki nitelendirmesi yapılıp tarafların iddia ve delillerinin buna göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.