YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3382
KARAR NO : 2012/9958
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkil idareye ait askeri araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, 42. Ana Bakım Merkezi Komutanlığı’na sevkedilen aracın hasar tespit raporunun tanzim edildiğini, buna göre 4.343,13 TL hasar bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 01/06/2010 havale tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini 7.659,30 yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı …, duruşmaya katılarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı … İnş.Ltd.Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 4.343 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalılar, davacının gerçek zararından sorumludurlar. Mahkemece, davacıya ait araçtaki hasar bedelinin belirlenmesi hususunda alınan bilirkişi raporunda, aracın piyasa rayiç değerlerine göre tamir edilmesi halinde 7.659,30 TL ödenmesi gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen mahkemece aracın askeri
birlikte tamir edildiği, tamir için 4.343 TL ödeme yapıldığının davacı idareye bağlı kurum tarafından bildirildiği belirtilerek davacı talebi 4.343 TL üzerinden kısmen kabul edilmiştir. Davacı idareye ait aracın askeri tesislerde tamir bedeli, davacının gerçek zararı değildir. Bu nedenle aracın piyasa rayiç koşullarına göre tamiri halinde ödenmesi gereken 7.659,30 TL bedel esas alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20/09/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.