YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/34
KARAR NO : 2012/11108
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR : 1)…
2)…
3)…
4)…
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.10.2012 Salı günü davacı … AŞ. vekili Av. … ve davalılar …, …, … … ve …vekili Av…. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili davalılar … ve …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile babalarından kendilerine intikal eden mirası reddettiklerini öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, MK.nun 617/1 maddesi uyarınca 6 aylık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın mirasın reddinin iptaline ilişkin olduğu kabul edilerek aynı yasanın 617/1 maddesi uyarınca 6 aylık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç gerek dava dilekçesindeki, ileri sürülüşe gerekse dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
../…
-2-
2012/34
2012/11108
Davacı taraf, davalılardan … ve …’ın babaları…’in ölümü ile mirasını reddettiklerini, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olan bu tasarruflarının iyiniyete dayalı olmadığını iddia etmişlerdir.
İİK’nun 277 ve devamı maddeleri borçlunun alacaklısına zarar vermek amacıyla yaptığı tüm tasarrufların iptale tabi olduğunu düzenlemiştir. Dava, bu amaca yönelik olarak açılmıştır. Davanın Medeni Kanunun 617. maddesi kapsamında açılan bir dava niteliğinde olduğu düşüncesi ile reddedilmesi özel kanun niteliğinde olan İcra İflas Kanununun sözü edilen maddeleri karşısında isabetli görülmemiştir. Mirasın reddi, reddeden mirasçı yönünden yasal bir haktır. Ancak herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (Medeni Kanun md. 2).
Borçlular … ve … babaları…’in ölümü ile kendilerine intikal eden Üsküdar’da kain 1311 ada 173 parsel 3 nolu bağımsız bölümdeki kendilerine intikal edecek miras payının intikalini önlemek için mirası reddetmişlerdir. Mirasın reddi şeklinde gerçekleşen tasarruf tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılmıştır. Bu durumda mahkemece, davanın İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan ve mirasın reddi suretiyle alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik tasarrufun iptali isteğine ilişkin olduğu kabul edilmeli, şartları varsa iptal edilecek olan mahkeme ilamı değil, kural olarak mirasın reddi sonucunda 3.kişilerin lehine kazandırılan bölümün (tasarrufun) alacaklının alacağına yeter miktarı olduğu düşünülmeli, kardeşler ve anneleri arasında gerçekleştirilen bu tasarrufta davalı borçluların yasal yönden yararları bulunup bulunmadığının üzerinde durulmalı, bu cümleden murisin terekesinin borca batık olup olmadığı belirlenmeli, açık ifadesi ile murisin ölüm tarihi itibarıyla malvarlığını oluşturan taşınır ve taşınmaz malları, alacakları, varsa nakit mevcudu, borçları ilgili yerlerden araştırılarak belirlenmeli ve davalıların mirası reddetmekle haklı bir nedenlerinin bulunup bulunmadığı buna bağlı olarak tespit edilmeli, araştırmaların sonucuna göre davalı borçlular …ve … ’in alacaklılarına zarar verme kastının bulunup bulunmadığı irdelenmeli, diğer davalıların keza reddeden mirasçıların kötü niyetlerini bilebilecek durumda oldukları değerlendiril-
../…
-3-
2012/34
2012/11108
meli, tarafların delilleri toplanmalı ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.