YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3492
KARAR NO : 2012/6730
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Esas ve birleştirilen davanın davacısı 3.kişi vekili, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2006/14991 Takip, Edirne 1.İcra Müdürlüğünün 2006/374 talimat sayılı dosyasından 18.9.2006 ve 2.3.2007 tarihlerinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Esas ve birleşen davanın davalısı alacaklı vekili,esas davanın süresinde açılmadığını,davacı ile borçlunun baba-oğul olup haciz adresinde birlikte çalıştıklarını,davacı adına borçtan sonra düzenlenen vergi kaydının muvazaalı olduğunu belirterek davaların reddiyle %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia,savunma,toplanan delillere göre, dava konusu mahcuzların borçlunun adresinde haczedilmiş olması nedeniyle İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karine aksinin davacı 3.kişi tarafından irsaliyeli faturalar,
Noter onaylı resmi biçimde düzenlenmiş kira sözleşmesi, vergi kaydı, tanık beyanları ve 21.6.2007 tarih 2007/148 esas sayılı emsal dosya ile ispatlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
1- 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL.’yi geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10.00.YTL ‘yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2008 yılında bu parasal sınır 3.600,00 TL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 20.11.2007 gün ve 27060 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 387 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2008 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı %12 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2009 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin. 4.030,00 TL.’sini geçmesi gerekir.
Somut olayda,esas dava yönünden temyiz konusu dava değeri 4.000,00 TL dir.
Bu durumda esas dava yönünden hüküm kesin nitelik taşıdığından davalı alacaklı vekilinin esas dava (2006/340 Esas-2009/458 Karar)yönünden temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2-Birleştirilen dava yönünden; takip borçlusu Piramit Elektrik Tic. Ltd. Şti’ne ödeme emri 26.9.2006 tarihinde haciz adresinde tebliğ edilmiştir. Ticaret Sicil kaydından davacı 3.kişinin takip konusu çeklerin keşide edildiği tarihten 5.9.2006 tarihine kadar borçlu şirketin ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan kira sözleş-
mesi, oda kaydı, vergi kaydı, fatura ve sevk irsaliyelerinin takip konusu borçtan sonra düzenlendiği, davacı tanığı …’in beyanından haciz adresinin borçlu tarafından davacı babasına devredildiğinin belirtilmesi karşısında İİK 97/a maddesindeki borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin ispatlanamadığı, borçlu ile davacı babası arasındaki işyeri devrinin muvazalı olduğu,İİK 44 ve Bk 179.maddesindeki şartların yerine getirildiğinin iddia ve ispatlanamadığı, davacının BK 179 .madde gereğince işletmenin borçlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabülü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle İİK’nun 363, 365/3 Eki 1. maddeleri uyarınca davalı alacaklı vekilinin esas dava yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile birleştirilen dava yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.