Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3507 E. 2012/8026 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3507
KARAR NO : 2012/8026
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı idare tarafından 18.5.2007 tarihinde tebliğ edilen 10.5.2007 tarihli haciz ihbarnamelerinin müvekkiline ulaşmadığı için itiraz edilemediğini, 15.1.2008 tarihinde tebliğ edilen 4.1.2008 tarihli ödeme emri için 21.1.2008 tarihinde Vergi Mahkemesine dava açtıklarını, eksiklik nedeniyle dava dilekçesinin reddedildiğini bunun üzerine Vergi Mahkemesine eksiklikleri gidererek 23.5.2008 ikinci kez dava açtıklarını ancak reddedildiğini belirterek 18.5.2007 tarihi itibarıyla davalı idareye borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, Vergi Mahkemesince aynı konuda karar verildiğinden kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı ile borçlu arasındaki ticari ilişki devam ettiğinden haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra davacı tarafından borçluya yapılan ödemeler geçersiz olduğundan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporu gereğince davanın kabulüne, Ümraniye 1 numaralı Vergi Dairesince düzenlenen 4.1.2008 tarih ve 2008/4 sayılı ödeme emrinden dolayı borçlu olmadığının, davacı şirketin davalı … ve Vinç Paz. San ve Tic. Ltd. Şti.ne bu ödeme emrine ilişkin olduğu takip dosyasındaki
haciz bildirisi tarihinde borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı Yasanın 79.maddesi gereğince açılmış menfi tesbit istemine ilişkindir. Anılan madde uyarınca haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs,borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. 3.kişinin süresinde itiraz etmemesi halinde mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur. Herhangibir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde 3.kişi, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tesbit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır.
Somut olayda 10.5.2007 tarih ve 19916 sayılı haciz bildirisinin davacı şirkete 18.5.2007 tarihinde tebliğ edildiği menfi tesbit davasının ise yasal bir yıllık süre geçirilerek 14.1.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dava açmak için öngörülen süre hak düşürücü süre olup re’sen gözetilmelidir. … Vergi Mahkemesinin 2008/1029-2963 sayılı ilamının yargı yoluna ilişkin olmaması nedeniyle HUMK’nun 193. maddesi kıyasen uygulanamıyacaktır. Bu madde ve hukuksal olgular dikkate alınarak davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.