YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/352
KARAR NO : 2012/5990
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili süresi dışında … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı …’de zabıta memuru olarak çalışan diğer davalının kontrolünde açılıp kapanan Karaköy İskelesi çıkışındaki dubaların müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın geçişi sırasında kalkması sonucu hasarlandığını, 5.196,78 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda kusurlu ve BK 41.ve 100.maddeleri gereğince sorumlu olduğunu belirterek 5.196,78 TL.nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, olayda sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, öndeki bir başka aracın geçişi sırasında davacı taraf aracının arkadan hızla gelerek geçmeye çalışması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.846,52 TL.nın 23.6.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yerel mahkeme hükmü davalı …’a 6.12.2011 tarihinde tebliğ edilmiş temyiz dilekçesi HUMK.nun 437.maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 16.12.2011 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiş ve harç yatırılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’cada karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı … Belediyesi Başkanlığı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı … davalı … bünyesinde çalışmakta olup Karaköy iskelesi çıkışındaki silindir dubaları araç geçişi (çıkışı) sırasında düğmelere basarak indirip kaldırmak suretiyle görev yapmaktadır. Olay tarihinde davacı şirkete kasko sigortalı araç, bir başka aracın iskeleden çıkışı sırasında silindir dubalar inmiş vaziyetteyken hemen o aracın arkasından geçmek isterken, davalı …’ın diğer aracın arkasından geçmeye çalışan davacıya sigortalı aracı farketmemesi nedeniyle silindir dubaları komuta eden düğmeye basarak dubaları kaldırması sonucunda araç alt kısımlarından hasarlanmıştır. Davalı görevli davacı aracını farkedince dubaları tam olarak kalkmadan indirmiştir. Dolayısıyla bu davada davalı Belediyenin hizmet kusuruna dayanılmıştır. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan Belediye kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davaların İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Davalı … vekilinin cevap dilekçesinde, davaya bakma görevinin idari yargı mahkemelerine ait olduğunu, mahkemenin görevsiz bulunduğunu ileri sürmesine rağmen ilgili belediyenin istihdam eden sıfatı ile sorumlu olduğu kanısına varıldığından bahisle tazminattan sorumluluğuna karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davalı … Belediyesi Başkanlığı yönünden dava dilekçesinin yargı yolu bakımından görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken ilgili Belediye hakkında da işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalı lehine BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmamasına peşin alınan istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 10.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.