Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/361 E. 2012/4336 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/361
KARAR NO : 2012/4336
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2009/6923 sayılı dosyasından takip başlattıklarını, borçlunun adına kayıtlı Marmaris, İçmeler Köyü, 11 pafta, 667 nolu parseldeki taşınmazını takipleri sonuçsuz bırakmak için davalı 3.kişiye devrettiğini belirterek borçlu ve 3.kişi arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi, kendisine ait taşınmazı ipotek vererek borçlu lehine kredi çektiklerini borçlu tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine kendisinin ödemeye başladığını ve bunun karşılığında dava konusu taşınmazın 2/4 hissesinin devri hususunda anlaşma yaptıklarını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davalı 3.kişinin alacağı nedeniyle dava konusu taşınmazın cebri icra tehdidini önlemek amacıyla devredildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Bu tür davalarda amaç, dava sabit olduğu takdirde davaya konu teşkil eden mal üzerinde alacaklıya cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisinin sağlanmasıdır. Bu nedenle, davanın dinlenebilmesi için diğer dava koşulları yanında geçerli bir takibin varlığı ve kesinleşmiş olması gerekir.
Somut olayda, davacı alacaklı tarafından 13.04.2009 tarihli ihtiyati haciz kararı alınmış, 15.04.2009 tarihinde takibe geçilmiş ancak borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş ve 26.05.2009 tarihinde icra dairesine ihtiyati haciz kararından feragat edildiği bildirilmiştir. Bu durumda kesinleşmiş bir takip bulunmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 10.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.