Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3792 E. 2012/7847 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3792
KARAR NO : 2012/7847
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili, süresi dışında davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline trafik sigortalı, davalının maliki olduğu aracın dava dışı 3.kişinin aracına çarpması üzerine anılan aracın hak sahiplerine hasar tazminatının ödendiğini belirtip fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere sigortalı araç sürücüsü davalının kaza sırasında alkollü olması nedeniyle dava dışındaki hak sahibine ödenen tazminat tutarı 6.920,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere, Yargıtay bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile davalının kusurunun hesaplanan 3.840,00 TL’nin 31.03.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili tarafından 02.02.2012 tarihinde verilen temyize cevap dilekçesi içeriğinde katılma yolu ile temyiz itirazları bildirilmiş ise de, temyiz dilekçesinin HMUK’nun 433. maddesinde öngörülen 10 günlük temyiz süresi içinde temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi temyiz harcı da yatırılmamıştır. Temyiz defterine kaydedilmeyen ve harcı yatırılmayan dilekçe temyiz süresini kesmeyeceğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının temyizi yönünden yapılan incelemede ;
Dava zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme tarafından uyma kararı verilen Daire’nin 2010/ 2515–6433 karar sayılı bozma ilamında, özetle; ”somut olayda kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiğinin belirlenmesi için nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden seçilen bilirkişi kuruluna bir inceleme yaptırılmamış ise de hasarın meydana gelmesinde kazaya karışan dava dışı araç sürücüsünün kusurunun da kazaya etkili olduğu belirlendiğinden kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği, başka unsurun da katkısının bulunduğu ve dolayısıyla davacı … şirketinin sigortalısına rücu koşullarının oluşmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği“ bildirilmiştir. Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulması üzerine bunun sonucu olarak davaya konu kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmeyip, dava dışı araç sürücüsünün kusurunun da kazaya etkili olduğunun kabulü nedeniyle davanın reddi yerine, yazılı olduğu biçimde Yargıtay bozma kararının hatalı yorumlanması üzerine yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’ye geri verilmesine 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.