Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3800 E. 2012/10342 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3800
KARAR NO : 2012/10342
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu kamyonun çarpması sonucu hasarlandığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalısına 30.500 TL hasar bedeli ödendiğini, ödenen bedelin rücuan tahsili için davalılara yönelik 28.564 TL asıl alacak üzerinden başlattıkları icra takibine davalıların itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kaza sonrası yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesine kamyonun fren hortumunun delinmesinin neden olduğunu, sürücünün kazayı önlemek için yapabileceği bir şeyin olmadığının belirlendiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, icra takibine davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin 30.320 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

../…

– 2 –
2012/3800
2012/10342

1-Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücü …’ın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, bununla birlikte davalı şirketin araç sahibi olması nedeniyle davacının zararından kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olduğu bildirilmiş olmasına rağmen davalı sürücünün hükmedilen tazminattan davalı şirketle birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
2-Davaya konu icra takibinde davacının 28.564,00 TL asıl alacak ve 1.785,25 TL işlemiş faiz üzerinden davalıya yönelik takipte bulunduğu gözden kaçırılarak faize faiz işletilmesine olanak sağlayacak şekilde hüküm kurulması Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesine (6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 121/son maddesi) aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.