Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3830 E. 2013/2679 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3830
KARAR NO : 2013/2679
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, destek …’nin 10/02/2010 tarihinde kardeşi tarafından sevk ve idare edilen araçla seyir halindeyken yol kenarındaki dağdan kopan taş parçasının düşerek ön camı kırması sonucu vefat ettiğini, aracın davalı … tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle, … şirketi tarafından zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk poliçesiyle sigortalandığını ileri sürerek, şimdilik eş … için 3.000,00 TL, çocukları … için 2.500,00 TL, …,… için 1.000,00’er TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, meydana gelen olayın yolcu taşıması sırasında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacıların öncelikle Anadolu Sigorta A.Ş’ye başvurmaları gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, 4925 Sayılı Karayolları Taşıma Kanuna göre desteğin yolcu niteliğini taşımadığı, araç sürücüsünün ve işletenin kusuru bulunmadığı, olayın mücbir sebep neticesi meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece destek …’nin vefat etmesine neden olan dağdan taş parçasının koparak araç üzerine düşmesi olayı mücbir sebep kabul edilmiş ise de, KTK’nın 95. maddesi gereğince “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının sigorta kapsamını düzenleyen 1.maddesine göre “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” hükmü gereğince, motorlu aracın işletilmesi sırasında gerçekleşen ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılmasının zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği somut olay teminat dışı kabul edilemez. Bu halde, mahkemece davacıların destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak, yukarıda açıklanan maddeler gereğince karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 4.3.2013 gününde üye … ve …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy Karşı Oy
KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta; davalılardan … Şirketinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısı, davalı … AŞ’nin de Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları … plakalı araçta, 10.02.2010 tarihinde yolcu olarak seyahat etmekte olan davacılar desteği … ‘in, dağdan yuvarlanan bir kaya parçasının araç ön camını kırarak desteğin ölümüne sebebiyet verdiği, davacıların destekten yoksun kaldıkları iddiasıyla davalılar aleyhinde tazminat davası açılmış,
Davalılar davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece “zararın mücbir sebepten ileri geldiği, bu halde işleten ve taşıyıcı ile bunların sigortalarının sorumlu tutulamayacakları” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
Davacıların temyizi üzerine sayın çoğunluğun “2918 Sayılı Yasanın 95.maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün kaldırılmasının zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, zararın teminat dışı kabul edilemeyeceği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma yönündeki gerekçesine katılamıyoruz.
4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 7/1 maddesinde “taşımacının, yolcuların sağlıklı rahat ve güvenli bir yolculuk yapmasını sağlamaycak tedbirleri almak, yolcu ve eşyayı taahhüt ettiği yere kadar götürmekle yükümlü…” olduğu,
Yasanın 17.maddesinde “şehirler arası ve uluslararası yolcu taşımacılarının, duraklamalar dahil olmak üzere yolcunun kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyasının zarara uğramasından dolayı sorumlu” bulunduğu,
Yasanın 18/1 maddesinde “taşımacıların yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu kanunun 17.maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmekle” zorunlu oldukları,
Yasanın 18/2 maddesinde “Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasını yaptırmakla yükümlü olan taşımacının…kazanın bir mücbir sebepten….ileri geldiğini ispat ederse” sorumluluktan kurtulacağı,
2918 Sayılı Yasanın 85/1 maddesinde “bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olması halinde…motorlu aracın işleteninin ve bağlı olduğu teşebbüs sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları”,
Aynı yasanın 91/1 maddesinde “işletenlerin bu kanunun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre olağan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu” bulunduğu,
Aynı yasanın 86/1 maddesinde “işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin….kazanın bir mücbir sebepten….ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağı”,
Aynı yasanın 95/1 maddesinde de “sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılmasına veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği…” öngörülmüştür.
Somut olayda, davacılar desteğinin davalılara Karayolu Mali Sorumluluk Sigortası ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araçta yolcu iken dağdan yuvarlanan kayanın çarpması sonucu vefat ettiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece dağdan kaya yuvarlanması mücbir sebep olarak kabul edilmiştir.
Nitekim öğretide mücbir sebep “önceden görülemeyen, sorumlu kişinin işletmesi ve faaliyeti dışında kalan ve karşı koyulamayacak bir şiddette kendini gösteren olağanüstü bir olay” olarak tanımlanmış olup, doktrinde yıldırım düşmesi, deprem, çok şiddetli kasırga vb. doğa olayları mücbir sebep olarak kabul edildiği gibi somut olayda olduğu üzere dağdan kaya yuvarlanması da mücbir sebep olarak kabul edilmektedir.
Nitekim yerel mahkemenin mücbir sebep olarak kabul ettiği bu olgu sayın çoğunluk tarafından da mücbir sebep olarak kabul edilmiştir.
Ancak mahkeme, bu halin taşıyıcı işletenin sorumluluğunu kaldırdığını kabul ettiği halde sayın çoğunluk bozma gerekçesinde de belirtildiği üzere işleten ve taşıyıcının sorumluluğunun kalkmadığı, 2918 Sayılı Yasanın 95/1 maddesi gereğince bu halin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği benimsenmiştir.
Oysa gerek 4925 Sayılı Yasanın 18/2 ve gerekse 2918 Sayılı Yasanın 86/1 maddesinde açıkça öngörüldüğü üzere mücbir sebep taşıyıcı ve işletenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaktadır.
Taşıyıcı işletenin sorumluluğunun kalkması nedeniyle 4925 Sayılı Yasanın 18/1 ve 2918 Sayılı Yasanın 91/1 maddesi gereğince taşıyıcı ve işletenin sorumluluğunu üstlenen davalı … şirketlerinin sorumluluğunun düşünülmesi mümkün değildir.
Yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle onanmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan 2918 Sayılı Yasanın 95/1 maddesine dayanılarak yerel mahkeme kararını bozan sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
… …
Karşı Oy Karşı Oy