Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3898 E. 2012/4603 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3898
KARAR NO : 2012/4603
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, asıl ve birleştirilen davalarda davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, Belediye Başkanlığı’nın da kusuru ile davacıların desteğine çarparak ölümüne neden olduğunu ileri sürerek, davacı … için 6.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 5.000,00 TL manevi tazminatın, birleştirilen davada toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı … aleyhine açılan davanın kusuru bulunmadığı gerekçesi ile reddine, davanın kısmen kabulü ile davacı … için 5.269,23 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 5.000,00 TL manevi tazminatın, birleştirilen davada davacı … için 5.269,23 TL, davacı Hatun için 2.831,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istenine ilişkindir. Bir kamu kurumu olan belediyenin yol üzerindeki tesislerin bakım ve yol güvenliği ile ilgili görevi kamusal bir görevdir. O halde, bu görevden kaynaklanan sorumluluğu, hizmet kusuruna dayanmakta olup, kusurdan doğan zararların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü
ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının II. bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu davaların ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde görülmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta da davacı, refüj taşlarının kaldırılması suretiyle yolun yaya geçişine açılması iddiası ile davalının hizmet kusuruna dayanarak tazminat istediğine göre, davalı … aleyhine açılan davanın yargı yolu bakımından reddedilmesi grekirken kusur incelemesi yapılmak suretiyle kusursuz olduğu gerekçesi ile reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Olay nedeniyle Malatya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/761 esas sayılı dosyasında düzenlenen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 29.07.2009 günlü raporunda “sanık sürücü …’in tali, müteveffa …’ın asli kusurlu” olduğu bildirilmiş, dava açılmadan önce davacının Malatya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/680 değişik iş dosyasında talep ettiği delil tespitinde bilirkişice “sürücü …’in %70, müteveffanın %30, belediyeninde %30 oranında” kusurlu oldukları mütalaa edilmiş,
Dava açılması üzerine mahkemece kusur belirlemesine esas olmak üzere her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilerek tarafların olaydaki kusur ve oranlarının tespiti için Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne talimat yazılmış, bilirkişi.. tarafından düzenlenen 07.01.2010 günlü raporla “sürücü Yusuf’un %60, müteveffanın %20, belediyeninde %20 kusurlu olduğu” bildirilmiş, kusur oranları yönünden çıkan çelişki üzerine mahkemece dosyanın kusur incelemesi için adli tıp kurumuna gönderilmesine karar verilmiş Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 25.06.2010 günlü hükme esas alınan raporu ile davalı …’un %30, müteveffanın %70 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Ceza dosyasındaki raporun adli tıp kurumunca verilmesi, mahkemece bu rapora itibar edilmeyerek yeniden kusur incelemesine gidilmesi nedeniyle mahkemece çelişkinin giderilmesi için dosyanın tekrar adli tıp kurumuna gönderilmesi ve hüküm tesisinde bu raporun esas alınması, daha önce bu kurumca aynı konuda görüş açıklanmış olması nedeniyle usul hükümlerine aykıdır. Bu halde tarafların olaydaki varsa kusur ve oranlarının belirlenmesi, bu konuda raporlar arasında ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi için dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü veya İTÜ’de görevli kusur konusunda uzman bilirkişiler kuruluna tevdii ile rapor alınması gerekirken yazılı şekilde ceza dosyasında kusur
raporunu düzenleyen, mahkemenin itibar etmediğini ihsas ettiği adli tıp kurumundan tekrar kusur yönünden rapor alınması doğru görülmemiştir.
3- Bozma nedenine göre davacılar vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamda incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı …’e geri verilmesine 12.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.