Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3933 E. 2012/9596 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3933
KARAR NO : 2012/9596
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili ile katılma yoluyla davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, … 2. İcra Müdürlüğünün 2010/2331 sayılı takip dosyasında 30.4.2010 tarihinde haczedilen mehkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ödeme emrinin bu adreste tebliğ edilmediğini, borçlunun haciz sırasında haciz mahallinde bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili gerçekte borçlunun haciz adresinde faaliyet gösterdiğini borçluya bu adreste bir başka dosyadan ödeme emri tebliğ edildiğini ve dosyadan yapılan haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde bulunduğunu davacının borçlunun oğlu olduğunu, davacı ile borçlu arasındaki ilişkinin muvazaalı işyeri devri niteliğinde bulunduğunu İİK.nun 44 ve BK.nun 179. maddeleri uyarınca davacı 3. kişinin işletmenin borçlarından da sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece İİK.nun 97/a maddesi hükmünce mülkiyet karinesi aksinin davacı 3. kişi tarafından ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, alacaklının kötüniyetli bulunmadığı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ile katılma yoluyla davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamıştır. Bununla birlikte haciz adresinde daha önce borçlunun faaliyet gösterdiği aynı adreste borçlunun huzuru ile … 1.İcra Müdürlüğünün 2009/429 talimat sayılı dosyasından haciz yapıldığı, yine o dosyadaki ödeme emrinin de aynı adreste tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, borçluya haciz adresinde tebliğe çıkartılan ilk ödeme emri tebligatın davacı 3. kişinin beyanı ile ” adresten ayrıldığı” belirtilerek iade edildiği icra dosyası kapsamı ile sabittir. Davacı 3. kişi, borçlunun oğludur. Mahcuzlara ilişkin herhangi bir faturada sunmamıştır. Borcun doğumundan sonraki vergi kaydı tek başına karine aksini ispata yeterli değildir. Bu durumda artık davacı 3. kişinin karine aksini ispat ettiğinden söz edilemez. O halde mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.