Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4013 E. 2012/5559 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4013
KARAR NO : 2012/5559
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, İnegöl 2.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5537 esas sayılı takip dosyasında, müvekkilinin işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun adresinde yapıldığını, aynı adreste farklı dosyalardan da haczin yapıldığını, işyerini borçlu ve oğlunun birlikte işlettiğini, işyeri devrinin hacizden birgün önce olduğunu savunarak haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece borçlunun oğlu olan …’nın işyerinin önceki kiracısı bulunduğu, haczin 3.kişinin işyerinde yapılması nedeniyle mülkiyet karinesinin davacı 3.kişi yararına olduğu, aksinin davalı alacaklı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 3.11.2009 tarihinde … adresinde, işyerinin yan tarafında bulunan işyeri komşularından adreste borçlu ve oğlunun faaliyet gösterdiğinin öğrenilmesi üzerine yapılmış, haciz mahallinde borçlunun oğlu …’ya ait belgeler bulunmuştur. Bu durumda İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup
aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı 3.kişinin dayandığı borcun doğumundan önceki tarihi taşıyan faturalar ile yine borcun doğum tarihinden sonra düzenlenmiş adi nitelikli kira sözleşmesi ve vergi levhası karine aksini ispata yeterli değildir. Kaldı ki haciz adresinde daha önce borçlunun (oğlu ile birlikte) faaliyet gösterdiği haciz tutanağı içeriği ve davacı tanıklarının beyanlarından anlaşılmaktadır. Ayrıca borçlunun oğlu …’nın haciz adresinde “… Mobilya” ünvanıyla çalıştığı Sakarya İcra Müdürlüğü’nün 2009/816 talimat sayılı takip dosyası içeriği ile de sabittir. Bu halde borçlu ile 3.kişi arasındaki ilişki örtülü işyeri devri niteliğindedir. İİK.nun 44.ve BK’nun 179.maddeleri uyarınca işletmeyi devralan 3.kişi, işletmenin borçlarından da sorumludur. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.